• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

HURŞİT BARAN MENDEŞ BARIŞI YAZDI...

Son günlerde ülkemizde esen barış rüzgârları hepimizi peşine takmış gelecek için güzel şeylerin olacağına dair umutların yeşermesine ve mutlu bir ülkede yaşama sevinci ile uyutup uyandırıyor.
2013-03-28, 17:47:51
Okunma: 1256
0 Yorum
Hurşit Baran Mendeş
baranmendes@hotmail.com
   Son günlerde ülkemizde esen barış rüzgârları hepimizi peşine takmış gelecek için güzel şeylerin olacağına dair umutların yeşermesine ve mutlu bir ülkede yaşama sevinci ile uyutup uyandırıyor.

Savaş tüccarlarının çığlıkları ile inleyen ve gerilim ile savaştan beslenen bütün akbabalara inat sağduyulu olmak, yapıcı ve birleştirici fikirler üretmek hayli zor olsa da biz aydınlar ve ülkesini seven insanlar sağduyumuzu kurumalı ve gerilen ortamı gevşetmek için bütün var gücümüzle çalışmalı yeni ve aynı zamanda birleştirici fikirler ortaya atmalıyız.

Belki zorlanırız veyahut hor görülebiliriz ama bunu yinede yapmak zorundayız. Ülkemizin gerçeklerini tartışmalı, gerekenler üzerinde kafa yormalıyız. Günü birlik politikalar yerine gelecek için politikalar üretmeli ülkemiz için gerekirse kendimizi feda edebilmeliyiz. Mevcut politikacıların yıllardır bir gelenek haline getirdikleri kendi dönemlerini kurtarma telaşları ülkemize büyük zararlar vermekle beraber yeni neslinde bencil ve benzer politikalar geliştirmelerine neden olmaktadır. Oysa ne diyor bir İngiliz atasözü “ iyi siyasetçiler geleceği kötü siyasetçiler ise gelecek seçimi düşünürler ” evet bizim için gelecek seçimi değil geleceğimizi düşünecek siyasetçiler gerek bunu yapmazsak ülkemizdeki gelir dağılımından tutun her türlü insani değerler yavaş, yavaş kapitalistleşerek, çirkinleşerek kardeşin kardeşi tanıyamayacağı bir merhaleye getirecektir.

YASAKLAR BİZİ NEFESSİZ BIRAKIR

Bir zamanlar uzak bir diyarda yaşayan yaşlı bir bilge varmış, bu yaşlı bilge çok akılı ve kendisine sorulan sorulara hemen cevap verir çözümler üretirmiş. Bir gün iki kafadar genç yaşlı bilgeyi kandırmak için aralarında sözleşmişler ve yakaladıkları bir kuşu ellerine geçirip yaşlı bilgenin karşısına çıkmışlar. Amaçları yaşlı bilgeyi kandırmak ve elleri ile arkalarında sağ olarak sakladıkları kuşun sağ veya ölü olduğunu yaşlı bilgeye soracaklardı, eğer yaşlı bilge ölüdür derse onlar kuşu sağ bırakacak sağ derse ellerindeki kuşu boğarak ölü diye yaşlı bilgeyi kandıracaklardı güya. Fakat yaşlı bilge bunu anladığı için hemen şöyle demiş: “eğer size arkanızdaki kuşun sağ olduğunu söylersem boğarak öldürürsünüz fakat ölüdür dersem bu kez de bırakırsınız uçar gider” demiş ve ardında “ bakın evlatlarım işte hayat böyle bir şeydir, çok sıkarsanız yaşanmaz hale getirirsiniz boş verirseniz ise yakalayamazsınız artık” demiş. Evet, ülkemizde de hayat tıpkı böyledir eğer insanlarımızın önüne yeni yasaklar koyarsak ve birçok şeyden yoksun bırakırsak onları boğabiliriz boş verirsek te onları elden kaçırabiliriz, o yüzden ölçüyü tutturmalı insanlarımızın neler istediğini araştırmalı ve ona göre çağdaş politikalar üretmeliyiz. Unutmayın bir filozofun dediği gibi“ hayat üç gündür, dün, bu gün ve yarın, dün geçti yarının geleceği net değil, iyisi mi siz bu günün değerini bilin” evet dün başka bir zamandı bu gün başka yarın başka… Birilerinin çıkıp bazı gerçekleri haykırma zamanı gelmiştir ve cesurca konuşma vakti gelmiştir yoksa ülkemizin geleceği yıllarla sınırlıdır, diyebiliriz ki bu gidişle cumhuriyetimiz yüz yaşına basmadan yaşlanacak sakatlanacaktır. Bunun olmaması için acil ve ciddi önlem paketleri hazırlanmalı sürüp giden kavganın önüne setler konulmalı, yoksa daha dün gibi Altınova Adana yarın İzmir İstanbul, Bursaspor Diyarbakır spor gibi Kürt-Türk halkının karşı karşıya gelmeyeceğini kim garanti verebilir, bunun hesabını hangi parti ve siyasetçi verebilir.

Türkiye Cumhuriyetinin ortakları olan Kürt -Türk halkları istedikleri ülkenin her karış toprağında mal mülk edinebilir ve yerleşebilir bunun aksini kimse ispat edemez.!

Ama yakın geçmişte Kürt vatandaşlarımıza karşı yapılan birçok linç ve kundaklama girişimi provaları gösteriyor ki bu ülkenin doğusu sanki Kürt'lerin, batısı ise Türk'lerin, doğrusu biz bunun tam tersini düşünüyor ve bu ülkenin her karış toprağında hakkımızın olduğunu düşünüyoruz. Batı ne kadar Kürt'lerinse doğuda o kadar Türk'lerindir diyoruz, birilerinin kalkıp Kürtleri batı illerinde kovmakla linç etmekle birilerinin de bunu yapanlara destek vermekle ellerine geçecekleri tek şey bu ülkeyi bölmek olacaktır, Bundan kimsenin fayda göreceğini de sanmıyorum.

Eğer bu ülkeyi seviyorsanız ve Kürt - Türk halklarının daha yüz yıllarca beraber yaşamalarını istiyorsanız, yasakçı ve inkârcı politikalarımızdan vazgeçecek Kürt kardeşlerimizin en doğal hakları olan dillerini, kültürlerini, kimliklerini yasaksız bir şekilde yaşamalarının önündeki bütün engelleri kaldıracak hatta bu güne kadar yapılan bunca çirkinlik içinde kardeşinden özür de dileme büyüklüğünde bulunacaksın. Bunun aksi savaş politikaları ile sınır ötesi çatışmaları ile her gün dağlarımızı bombalamakla bir yere varamadığımız gibi aradaki uçurumu daha da derinleştirmekten başka bir şey yapamayız.

30 yıldır bölgede yaşanan düşük yoğunluklu bir iç savaş yaşıyoruz, binlerce insanımız öldü, dört bin köyümüz boşaltıldı, binlerce insanımız faili –belirsiz cinayetlere kurban gitti, ama meseleleri şiddetle savaşla halledemedik.!

O zaman neden yeni stratejiler geliştirip sorunlarımızı başka türlü çözümlerle halletmeye çalışmıyor savaşta ve inkârda ısrarcı olmaya devam ediyoruz? Uyanın ey halkım biz kardeşiz dağda ovada kışlada nöbette ve her yerde kurşun atan ve yiyen bu ülkenin insanıdır bu kör düğümü çözün artık…

Mevcut Sayın başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümeti tarafından başlatılan barış ve çözüm görüşmeleri bu anlamda hayati bir önem arz etmekle birlikte Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu güne kadar atılmış en cesur ve mantıklı karardır. Alınan bu kararla Türkiye halkları uzun yıllar barış ve kardeşlik içinde yaşayacak ve Orta Doğu'da lider ülke konumuna hızla yükselecektir. Bunun aksini söyleyenler otuz yıl daha Kürt – Türk savaşını isteyenler ve Türkiye'nin bölünmesini ve yahut bu savaştan nemalanan aynı zamanda kandan beslenenden bir başkası değildir.

HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
2015-03-04, 20:30:36
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri