• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

BiREY VE TOPLUM

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte kültürel, sosyal, siyasal ve ekonomik değişimin yaşanma çabası, aslında batılı devletlerin yaşadığı modernleşmeye ayak uydurmak ve modernleşmeye çalışmaktı.
2017-07-09, 00:22:13
Okunma: 1433
0 Yorum
resim

 Bu modernleşmeye çalışma çabaları kendisiyle birlikte;  yeni bir birey, değişime uğramış yeni bir toplum şeklini ortaya koydu.  Geleneksel olan bir toplumun, birden geleneksellikten uzaklaştırılmaya çalışılması aslında bir kaostu. 

                Birey, modernleşmeye çabaladıkça toplum tarafından soyutlanmaya başlandı.  Bu modernleşme çabalarıyla birlikte her şey tek tek değişmeye başlandı ve bu değişimle birlikte toplum yeniden şekillendi. Birey topluma, toplum bireye yabancılaşmaya başladı.

Metropol yaşamının yaygınlaşmasıyla birlikte birey toplumdan soyut bir yaşam sürdürmeye ve yalnızlaşmaya başladı.  Bu yalnızlaşmayla birlikte birey;  kendisinden, kültüründen, kendi toplumundan,  kısacası kendi kimliğinden git gide uzaklaştı ve bu da bütün değerlerine yabancılaşmasına yol açtı. Birey yabancılaştıkça, kendinden uzaklaştıkça kendi içinde birçok sorunla karşı karşıya kaldı. Gerçek yaşam tarzıyla, ayak uydurmaya çalıştığı yaşam tarzı arasındaki çelişkiler arttıkça, daha da yalnızlaşmaya başladı ve bu da büyük bir sosyal olgu olan intiharların artmasına sebep oldu. Metropollere göç etmek zorunda kalan geleneksel toplum,  anakent yaşantısını içselleştiremedikleri için hep ikilem içinde kalmışlardır. Bir yandan geleneksel yaşantısını sürdürmeye çalışırken,  diğer yandan yeni yaşam tazına ayak uydurmaya çalışması, en çok birey sonra aile ve en sonunda da toplum sorunların yaşanmasına sebep oldu. Farkında olarak veya olmayarak büyük şehirlere göç etmek zorunda kalan toplumlar; sosyal ilişkilerde, geleneksel hayat şartlarının gerektirdiği  ‘birliktelik ve beraberce’   yaşama biçiminden ve ‘yardımlaşma’  duygusundan uzak kaldılar. Bu nedenle de birbirlerine karşı yabancılaşmaya başladılar.  Önceden yapılanlar toplumca kabul görüp, desteklenip ya da reddedilirken, büyük şehirlere göç etmeleriyle bu karar verme aşamaları değişmiş;  toplum, toplumsallıktan bireyselliğe doğru gitmiştir. Büyük aile yapısından çekirdek aile yapısına geçme durumuyla karşı karşıya kalınmış,  bu da akrabalık ilişkilerinin daha da zayıflamasına ve akrabalar arası ilişkilerde kopukluk yaşanmasına sebep olmuştur. Birey değiştikçe aile, aile değiştikçe toplum değişmeye başladı.  Toplumun geleneksellikten modernleşmeye doğru adım atmasıyla birlikte, gelenekselliğe dair bütün değerlerinden uzaklaşmasına ve bu değerlere yabancılaşmasına yol açtı. Neticede değerlere yabancılaşmak, kendi değerinden uzaklaşmak aslında var olan kimliğini kaybetme, yeni bir kimliğe bürünme çabalarıydı. Bu yeni kimlik oluşumu, yeni bir toplum oluşumunu meydana getirdi.  Bu oluşumlar da çelişkilere, ikilemlere neden olmuş ve bu nedenle olgu ve olaylara karşı ne yapmaları gerektiği konusunda çelişkili bir tutum sergilemelerine sebep olmuştur.

Sonuç olarak birey –toplum ilişkileri zedelenmiş ve toplumun parçalanıp bireyselleşmesine yol açmıştır. Bu bireyselleşme de geleneksel olanın yok oluşa doğru gitmesine,  değerlerin kaybolmasına ve yeni bir toplumun ‘birey’ merkezli oluşumuna neden olmuştur.

Etiketler :
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
2015-03-04, 20:30:36
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri