• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

Gever’de STK’ler Süreci Değerlendirdi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta Diyarbakır’da kutlanan Newroz Bayramı’nda yaptığı tarihi çağrıyı önemsediklerini belirten Hakkarili sivil toplum örgütleri, sürecin barışla noktalanmasını isted
2013-03-27, 16:35:43
Okunma: 577
0 Yorum
resim

HAKKARİ - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 21 Mart'ta Diyarbakır'da kutlanan Newroz Bayramı'nda yaptığı tarihi çağrıyı değerlendiren sivil toplum örgütleri sürecin olumlu ilerleyebilmesi ve kalıcı barışın sağlanması için Öcalan'ın özgür olması ve bölgedeki askeri hareketliliğin sonlandırılmasını istedi.

Öcalan'ın çağrısının önemli olduğunu ve 30 yıllık savaş sürecinin bitirilmesi için kaçınılmaz bir fırsat olduğunu söylen Yüksekova Esnaf Sanatkârlar Odası Başkanı İrfan Sarı, "Uzun bir çatışmalı ortamdan gelip en son 21 Mart 2013 Newroz'unda Sayın Öcalan'ın açıklamalarıyla barışa evirilen sürece sahip çıkılmalıdır.

Bu konuda öncelikle hükümetin anayasal bir güvence ortamı yaratması gerekiyor. Bu noktada toplumun bütün kesimlerini doyuracak adımların atılıp anayasal bir bağlaçta buluşturulması, barışın anlamını güçlendirecektir. Siyasi partilerin muhalefet yaparken projelerini ortaya çıkarması gerekiyor, projesiz bir siyasi yapılanma kendisini bitirir. Muhalefet aynı zamanda alternatif politikalar yaratıp yapılabilinir. Şayet bu eksenden sapıp çığırtkanlık siyasetine yüklenilirse kötü sonuçlar doğurur. Siyaset sorumluluk merciidir, bu nedenle ekonomik, sosyal, siyasal birikimli projeler Türkiye'nin önünü açar. Demokratikleşen bir Türkiye'de sorumlu siyaset daha kolaylıkla yapılır" dedi.

CHP'nin sürece yaklaşımı ve MHP'nin sürece karşı başlattığı mitinglere de değinen Sarı, milliyetçilik yapan bir muhalefetin, Türkiye'de provokasyonlar için zemin yaratacağının bilinmesinin gerektiğini belirterek, "Milliyetçilik vurdulu kırdılı film sahnelerini yaratmak değildir. Ciddiyet ve sorumluluk gerektiren, sivil toplum kuruluşlarının, demokratik örgütlenmelerde, güç veren bir muhalefet yapmalı, toplumu üretime teşvik etmeli, hükümete toplumun taleplerini içeren projeler sunmalıdır. Ancak böylesi bir ses birlikteliği ülkenin önünü açar. Ve bu kaynak bütün Ortadoğu'ya örnek bir yapılanma olur" dedi.

'Bölgedeki askeri hareketlilik sonlandırılsın'

Yine hükümetin asker ve polisi eski tarz yöntemlerden arındırması gerektiğini ifade eden Sarı, hava hareketlilikleri, askeri birliklerin sınıra kaydırılması, ev baskınları gibi yaklaşımlardan imtina edilmesinin sağlanması gerektiğini söyleyerek, aksi durumda bölge halkının kaygılarının devam edeceğini ve sürecin farklı provokasyonlara neden olabileceğini kaydetti. Sarı, "Hassas bir süreç, hassas bir müzakere döneminde herkes sorumluluklarının farkında olmalıdır. Geri çekilme sürecinde bir gerillanın dahi burnu kanarsa sonuçları süreç için bir felaket olur. Ortadoğu ve dünya dikkatini Türkiye ve PKK arasındaki gelişmelere yönlendirmişken, bu fırsatı ülkenin menfaatine dönüştürmeliyiz. Bu coğrafya Sayın Öcalan ve Sayın Başbakan'ın açıklamalarından sonra demokrasiye kavuşmak üzeredir. Uzun soluklu bir savaşın kısa zamanda çözümlenmesi beklenemez; ama temelleri atılırken sağlam kurulabilir. Umudumuz bu yöndedir" diye konuştu.

'Öcalan özgür bırakılarak barış sürecinde direk yer almalıdır'

Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabih Kayhan ise, 30 yıla yayılan silahlı mücadelenin artık siyasi arenada yapılmasının dönemi olduğunu belirtti. Kayhan, "Bölgede yıllardan beri sıkıntılar çeken bizleri Sayın Öcalan'ın barış çağrısı fazlasıyla sevindirmiştir. Murat Karayılan'ın çekilme takvimi ve şartlarını açıklaması ise, Sayın Öcalan'ın ne kadar etkin bir irade olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Bölgedeki STK, dernek ve kurumlar çalışmalara başlayarak projelerini raporlaştırdıktan sonra hem hükümetin hem de karşı tarafın üst yönetimlerine sunabilmeliler. Artık görüşmeler BDP ve MİT üzerinden çok topyekun görüşmelere geçilmelidir. Çekilme sırasında operasyon ve çatışmaların olmaması için Meclis ve hükümet üzerine düşeni yapmalıdır. Provokasyonlara açık olacak bu sürecin desteklenmesi gerekiyor, bu konuda Hükümet de yasal düzenlemeleri bir an önce çıkarmalıdır. Akil İnsanlar yasal güvence altına alınarak, sivil toplum örgütleri, dernek ve tüm kesimlerle görüşebilmelidir. Sayın Öcalan bu sürecin mimarı konumundadır. Ancak 2 yılı aşkındır avukatları ile görüştürülmemesi süreci sekteye uğratacaktır. Avukatları görüştürmemeye direnme, süreci çok olumsuz etkileyecektir. Çünkü bu iradenin her söylemi kader niteliğindedir. Biran önce avukatlarıyla görüştürülmelidir. Yine Sayın Öcalan'ın özgürleşmesi hem bizim hem de tüm Kürt'lerin ortak talebidir" dedi.

'Savaş döneminde dahi bu kadar arama noktası yoktu'

Bölgedeki askeri hareketliliğe de dikkat çeken Kayhan, savaş dönemlerinde dahi bu kadar arama noktalarının olmadığını, yine askeri, hava hareketliliğinin devam ettiğini, bölgeye ise sevkıyatların hız kesmeden devam ettiğini söyledi. Kayhan, "Ankara'dan bölgeye gelecek olan heyetler buranın havasını ve yaşananları görmelidir. Çatışma dönemlerinde dahi görmediğimiz güvenlik noktaları kurulmuş, yol aramaları, vatandaşların araçlardan indirilerek üst araması ve yaşatılan zorluklar bizi şaşırtmıştır. Diyarbakır, Muş, Bingöl, Van'daki hava gibi değildir. Buradaki insanlar yıllardır acı çekiyor. Halen de çekmeye devam ediyor. Çünkü barışın dili burada yok. Burada değişen pek bir şey yok gibi. Yine operasyonlar, yine asker yığılmaları yine helikopter ve uçak sesleri devam ediyor" diyerek tepki gösterdi.

'Bu süreç heba edilmemeli, siyasi ranta çevrilmemelidir'

Kürtlerin barışı ne kadar istediklerinin PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın mesajı ile ortaya çıktığını söyleyen KESK Yüksekova Dönem Sözcüsü Tahir Tekinalp ise, Kürt halkının yıllardır barışı haykırdığını, Türkiye halkları ile ortak bir yaşamda barış ve kardeşlik içerisinde yaşamayı istediğini söyledi. Tekinalp, "Sayın Öcalan'ın çağrısı tarihi bir fırsatı ortaya çıkarmıştır. Ancak bu tarihi barışı sağlamaya katkı sunmaları gereken muhalefetin durumu şaşırtıcıdır. Biz diyoruz ki artık halklarımız barışı istiyor. Savaş isteyenlerin bu coğrafyada söz alma hakkı kalmamıştır. Savaş çığırtkanlığı yapanlar Misak-i Milli sınırları içerisinde eriyip gidecektir. Sayın Öcalan'ın öne sürdüğü koşulların yaşama geçirilmesi ile barış süreci mutlu sona erecektir. Ancak süreci daha fazla uzatmadan cesur adımlara devam edilmelidir. İmralı defteri kapatılarak, Sayın Öcalan Ankara'ya getirilsin. Özgür bir ortamda özgür bir çalışma ortamı yaratılsın. Bu süreç siyasi ranta çevrilmemelidir. Her atılan adımla gençlerimizin yaşaması demek, annelerin ağlamaması demektir. Yine cezaevlerinde bulunan siyasi tutsaklar biran önce serbest bırakılarak sürece dahil edilmelidirler" şeklinde konuştu.DİHA

Etiketler :
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri