• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

CAZAEVİNDE ÖLEN TUTSAKLARIN RAPORU

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 13 tutsağın yanarak yaşamını yitirdiği Urfa Cezaevi’ne ilişkin raporunu tamamladı.
2012-10-19, 14:21:10
Okunma: 683
0 Yorum
resim
ANKARA - Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 17 Haziran günü 13 tutsağın yanarak yaşamını yitirdiği Urfa Cezaevi'ne ilişkin raporunu tamamladı.

Rapora komisyonun BDP'li üyesi Ertuğrul Kürkçü ve CHP'li üyeler Mahmut Tanal, Levent Gök, Sinan Aygün muhalefet şerhi koydu. CHP'li milletvekilleri koydukları muhalefet şerhinde raporun tutuklu ve hükümlülerin içinde yaşadıkları fiziki koşulları ve hak ihlallerini yeteri kadar yansıtmadığı belirterek, raporda hükümetin sorumluluğunun aklanmaya çalışıldığını vurguladı.

'Cezaevi raporda doğru yansıtılmamıştır'

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de komisyonun raporuna şerh koydu. Raporun muğlak bir dille kaleme alındığını belirten Kürkçü, "Türkiye'nin ceza ve infaz genel rejimi bugünkü durumuyla başlı başına bir sistematik işkence ve insanlık dışı muamele rejimidir. Rapor ise üstü kapalı ifadelerle Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki vahim olayın bu bağlama tam olarak yerleşmekte olduğunun anlaşılmasını önlemektedir" dedi.

Kapasitesi 375 olan cezaevinde olayın yaşandığı günde bin 57 tutsağın bulunduğunu belirten Kürkçü, "Bunların 800'ünün tutuklu olduğu bizzat Adalet Bakanlığı tarafından açıklanmıştır. Yaklaşık 50 yıldır faaliyette olan Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi köhnemiş binası, yetersiz koğuşları, sıhhî koşullardan uzak yapısı ile adeta yıllardır tutuklu ve hükümlüler için ceza üstüne cezanın uygulandığı bir mekân halini almıştır. Mahpuslar uyuma, yemek vb. ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde karşılamaktan mahrum bırakılmışlardır. Üstelik koşulların katlanılmazlığına ilişkin sinyaller ve göstergeler de eksik değildi. Temmuz 2010'da Erkan Gümüştaş isminde bir mahkûm aynı cezaevinde kendisini ateşe vermiş, Urfa Barosu geçtiğimiz yıl hazırladığı raporda cezaevindeki koşulları insanlık dışı ve onur kırıcı olarak nitelemiştir. Buna rağmen, 3 kişilik koğuşlarda 18 kişi barındırılmaya devam edilmiş, bir yatağı üç kişinin paylaşmasına devam edilmiş, gölgede bile 40 dereceyi aşan sıcaklıklara rağmen cezaevinde iklimlendirme sağlanmamış, bu temel sorunların çözümüne dair talepler yanıtsız kalmıştır" diye kaydetti.

Kürkçü, hazırlanan raporda Urfa Cezaevi'nin kapasite fazlası tutsak barındırmasına hiç değinilmediğini kaydetti.

Rapora göre yangına müdahalede ihmal yok!

"Rapor, esasında 13 kişinin hayatlarını kaybetmelerine yol açan yangının nasıl başladığı ve neden onlar hayatlarını kaybetmeden söndürülemediğini açıklamamaktadır" diyen Kürkçü, incelemelerin bu açıdan yetersiz kaldığını kaydetti. Raporun sonuç bölümünde, "Yangına müdahalede görevli personelin ihmali olduğu yönünde bir kanıya varılmamıştır" tespitine yer verilmesini eleştiren Kürkçü, dinlenen tanıklar ve kayıtlar göz önüne alındığında bu tespitin yanlış olduğunu belirtti. Kürkçü, raporda yangın söndürme tüpü ve yangın önlemlerinin yetersizliğinin yer almadığını belirterek, "Yangın söndürme tüplerinin olayda bir işe yaramadığı, yangın söndürme hortumlarının ise kısa kaldıkları, üstelik bu hortumların standart dışı olduğu raporda yer almamıştır. Yanıcı ve parlayıcı maddelerle dolu koğuşların bulunduğu aşırı kalabalık bir cezaevinde yangına içeriden, hızla ve sonuç alıcı bir biçimde müdahaleyi sağlayacak donanımı bulundurmamak, personeli bunları kullanacak şekilde eğitmemek 'ihmal' veya 'tedbirsizlik' değilse nedir? Çoğunluk görüşüne katılanların, cezaevinde çıkan/çıkartılan bir yangına müdahale için donanım sağlamayan, personeli eğitmeyen sorumlu idari makamlara bunca ölümden sonra diyecek hiçbir sözünün olmaması, ama sonuç bölümünde 'devletin güvencesi altında bulunan 13 kişinin yaşamını yitirmesi kabul edilemez bir durumdur' demekten de geri durmaması siyasi literatürümüzdeki 'idare-i maslahatçılık' deyimine tam karşılık gelmektedir" diye kaydetti.

'Gerçekler değil spekülasyonlar raporda yer aldı'

Kürkçü, raporun giriş ve sonuç bölümünde yangına ilişkin "Terör örgütü ile bağlantısı olabilir" ifadesinin kullanıldığını vurgulayarak, "Bu spekülasyon aslında çoğunluk görüşüne katılanların da itiraf etmekten kaçınamadıkları gibi mesnetsizdir. Herhangi bir kanıta rastlanmadığı halde rapora içerilmekten bir türlü kaçınılamamıştır. Urfa'daki yangını izleyen günlerde gene Urfa, Kürkçüler, Antep, Ceyhan ve Osmaniye cezaevlerindeki yangınlardan Urfa, Kürkçüler ve Ceyhan'dakiler çocuk koğuşlarında, Osmaniye'deki ise adli hükümlülerin kaldığı koğuşta çıkmıştır. Bu spekülasyon için ölenlerin bir kısmının Kürt olmasının yeterli zemini oluşturduğu, cezaevindeki her Kürdün potansiyel 'terörist' olduğuna dair ayrımcı bakışı yansıttığı anlaşılıyor" diye kaydetti.

Çözüm önerileri

"Raporun dikkat çekici bir diğer bölümü ise Urfa valisinin açıklamalarıdır. Cezaevi önünde çocuklarının hayatından endişe eden ailelere dönük polisin şiddetli saldırı ve orantısız güç kullanmış olması vali tarafından 'olağan müdahale' olarak görülmekte, komisyon raporu ise bunu eleştiren veya buna yönelik telkinlerde bulunan herhangi bir pozisyon almaktan kaçınmaktadır" diyen Kürkçü, kendisinin orda olduğu gün müdahale edildiğini ve polis şiddetini kendisinin de yaşadığını vurguladı. Kürkçü, muhalefet şerhinde ayrıca çözüm önerilerini de sıraladı. Kürkçü'nün sıraladığı öneriler şöyle: "Yeni cezaevleri yapmak yerine, Ceza ve İnfaz Yasası ile CMK'de insan haklarına dayalı düzenlemeler yapılmalıdır. Mevcut cezaevlerinde fiziki şartlar biran önce iyileştirilmeli ve insani standartlar sağlanmalıdır. Ağırlaştırılmış infaz rejiminden vazgeçilmeli, tutukluluk istisnai hale getirilmeli, denetimli serbestliğin kapsamı genişletilmeli, infaz süresinde adli ve siyasi ayrımına son verilmeli ve infaz süreleri kısaltılmalıdır. İşkenceye karşı sözleşmenin seçmeli protokolü uyarınca kurulması öngörülen ulusal önleme mekanizması tarafsız ve bağımsız bir mekanizma olarak kurulmalıdır. Cezaevleri STK'lerin ve DTÖ'lerin denetimine açık hale getirilmelidir. Cezaevlerindeki olaylar nedeniyle etkili bir soruşturma yapılabilmesi için sorumlular açığa alınmalı ve etkin bir soruşturmanın önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır."

Öte yandan raporun önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. DİHA
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri