• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

NAKİL DAVALARINDA JİTEM AKLANDI

1990’lı yıllarda JİTEM’in işlediği cinayetlerle ilgili açılan davalar ya zamanaşımına uğradı ya da gerçekler açığa çıkmasın diye yapılan nakillerle davaların üstü örtüldü.
2015-07-09, 10:58:37
Okunma: 312
0 Yorum
resim

Kürdistan'da 1990'lı yıllarda JİTEM'in işlediği cinayetlerle ilgili açılan davalar ya zamanaşımına uğradı ya da gerçekler açığa çıkmasın diye yapılan nakillerle davaların üstü örtüldü. "Dargeçit JİTEM Davası", "Kızıltepe JİTEM Davası" ve " Derik JİTEM Davası" olarak bilen üç dava da Mardin'den başka kentlere nakil edildi, hiçbirinde adalet yerini bulmadı. Tüm davaları takip eden İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, devletin geçmişiyle yüzleşme gibi bir derdinin olmadığının altını çizerek, "İşlenmiş savaş suçlarının üstü kapatılmak ve JİTEM aygıtı aklanmak istenmektedir" dedi.

1990'lı yılarda Kürdistan'ın birçok kentinde işlenen gözaltına kaybetme, katletme, köy yakma gibi birçok insanlık dışı muamelelerin yaşandığı yerlerden biri de Mardin kenti. Mardin ve ilçelerinde başta JİTEM eliyle yaşanan olaylara ilişkin bugüne kadar ya hiç dava açılmadı ya da açılan davalarda adalet yerini bulmadı. Mardin'in Dargeçit ilçesinde, 1995 yılında 3'ü çocuk 7 sivil ile 1 uzman çavuş askerin "Olay yerini söyledi" gerekçesiyle katledilmesine ilişkin 2014'te 19 yıl sonra Midyat Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameyi kabul eden Midyat Ağır Ceza Mahkemesi, dosya için "güvenlik" gerekçesiyle nakil talebinde bulunmuştu. Yapılan başvuruyu inceleyen Adalet Bakanlığı, "Dargeçit JİTEM Davası"nı Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne nakledilmesine karar vermişti. Adıyaman 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin de dava dosyasının tekrar nakil talebi, Yargıtay 5'nci Ceza Dairesi tarafından ret edildi.

"PKK'ye yardım ettikleri" iddiasıyla asker ve korucularca gözaltına alınan Süleyman Seyhan (57), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Seyhan Doğan (14), Davut Altınkaynak (13), Abdurrahman Olcay (20) ve Abdurrahman Coşkun'un (21) öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit Güneş, dönemin Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire, dönemin Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz ve Yardımcısı Haydar Topçam ile yine İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan Uzm. Çvş. Kerim Şahin sanık olarak yargılanıyor.

27 Haziran'da Yargıtay 5. Ceza Mahkemesi Adıyaman'da herhangi "güvenlik problemi olmadığını" davanın başka bir ille nakledilmesi gerektirecek şartları oluşmadığı düşüncesiyle talebi ret etti ve mahkeme Adıyaman'da görülmesi devam etmesi kararı vererek, duruşmayı 1 Ekim'e erteledi. Yaklaşık 4 ay süre içerisinde henüz bu davadan yargılama yapacak mahkemenin yeri ve adı tespit edilemedi.

2014'te kabul edilen iddianame ardından Davut Altunkaynak ve Nedim Akyön'e ait olduğu düşünülen kemikler, Adli Tıp Kurum'unda raporları sonuçlanmazken, aileler ve dava avukatları raporun sonuçlarını bekliyor.

KIZILTEPE JİTEM DAVASI'NDA KATİLLERE CEZA YOK

"Kızıltepe JİTEM Davası" olarak bilinen, 1992-1996 yılları arasında Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşanan gözaltında kayıplar, köy boşaltmalar ve yargısız infazlardan sorumlu tutulan ve aralarında dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu ile Kızıltepe İlçe Jandarma Komutan vekili Hasan Atilla Uğur'un da bulunduğu 4'ü asker 5'i korucu toplam 9 sanığın yargılandığı dava da, "güvenlik sorunu" gerekçesiyle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında müşteki avukatlarının davanın yetkili olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülmesi talebi reddedilirken, yargılanma 19 Ekim gününe ertelendi.

Derik JİTEM Davası'nda cinayet sorumlusu berat etti

Mardin'in Derik ilçesine bağlı Dumanlı (Xirar) köyünde, 16 Şubat 1993 yılında dönemim Derik İlçe Jandarma Komutanı olan Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Musa Çitil tarafından 13 kişinin katledilmesine ilişkin "Derik JİTEM Davası" olarak da bilinen dava da, "güvenlik" gerekçesiyle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne nakil edildi. 2 yılık yargılama sonucu 13 kişinin cinayetinden yargılanan Tuğgeneral Çitil hakkında beraat kararı verildi. Şu anda dosya Yargıtay aşmasında bulunuyor.

'YARGI ZİHNİYETİ ADİL VE OBJEKTİF DEĞİLDİR'

Tüm bu nakil edilen dava dosyalarını takip eden İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, dava nakillerinin asıl amacı davalara mağdurların ulaşmasını engellemek olduğunu belirterek, davaları zamana yaymak sureti ile sanıkları ve devleti aklamak olduğunu söyledi. Kuzu, "Bu anlamda ortaya çıkan gerçek şu ki mevcut yargı zihniyeti ve sistemi, adil ve objektif olması mümkün değildir" dedi.

Son dönemde ikinci kez naklinin tartışıldığı "Dargeçit JİTEM Davası"nı da değerlendiren Kuzu, Türkiye'deki mahkeme her ne kadar tarafsız ve bağımsız olduklarını söylüyorlarsa da aslında tarafsız ve bağımsız olmadıklarını yargılama yetkisine ve cesaretine sahip olmadığını bu nakil taleplerinde de görebilindiğini vurguladı. Kuzu, mahkemeler sadece devletin menfaatlerini korumakla yükümlü olmadığını aynı zamanda kendilerine o yetkiyi veren halk adına halkın menfaatleri ya da mağduriyetlerini de ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Davaların bu çerçevede yapılması gerektiğini dile getiren Kuzu, "Oysa hem Midyat Ağır Ceza Mahkemesi, hem Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu tavrı aslında yargılamadan kaçındıklarını, bu anlamda da suç işlediklerinin açık kanıtıdır. Bu cezasızlık politikasının bir devamıdır" dedi.

GÜVENLİK BAHANE, NAKİL ŞAHANE

Davanın bütün gerçekleri kamuoyu tarafından bilinmesinin engellemesine yönelik olduğunu belirten Kuzu, buna rağmen Adıyaman'da "bir güvenlik problemi" olmadığı halde mahkemenin yargılamadan kaçınıp davanın nakli istediğini söyledi. Bu saatten sonra nakil talebinde bulunan Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi, objektif gerçeği ortaya çıkaracak şekilde etkin ve kabul edilebilir bir yargılama yapacağına inanmadıklarının altını çizen Kuzu, "İhsas-ı reyi de yapmış. Bu yargılamayı yapacağına da ifade ettiğine göre Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi, sadece burada sanıkların aklanması görevini yürütecek bir mekanizmaya dönüşmektedir. Dolayısıyla bu anlamda müştekiler ve insan hakları aktivistleri olarak bir adaletin gerçekleşme umudumuzu baştan itibaren yitirmiş bulunmaktayız" diye konuştu.

'DEVLETİN GEÇMİŞLE YÜZLEŞME DERDİ YOK'

Mardin başta olmak üzere Kürdistan'ın birçok kentinde 1990'lı yıllarda devlet adına işlenmiş tüm cinayetlerin siyasi iktidarlar tarafından Ankara merkezli planlandığını ve örgütlendiğini kaydeden Kuzu, "Sonucu ne olursa olsun davanın ısrarla takipçisi olacağız" dedi. Bölgede yaşanan failleri meçhullere ilişkin açılan davaların sonuçlarına bakıldığında devletin geçmişiyle yüzleşme gibi bir derdinin olmadığına dikkat çeken Kuzu, şunları söyledi: "O tarihte işlenmiş savaş suçların üstü kapatılmak istenmektedir. JİTEM aygıtı aklanmak istenmektedir. Adalet umudumuzu yitirdik, ama hukuksal mücadele azmimizi ve inancımızı yitirmedik. Bizler ailelerle birlikte bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız."

HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri