• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

’ÖCALAN’IN BARIŞ PROJESİ ONAYLANDI’

Seçim sonuçlarını değerlendiren akademisyenler, koalisyon arayışlarının merkezinde çözüm süreci bulunduğunu, ancak partilerin yanlış hesap yaptığını söyledi.
2015-06-19, 09:44:38
Okunma: 249
0 Yorum
resim

Seçim sonuçlarını değerlendiren akademisyenler, yeni kurulacak olan koalisyon arayışlarının merkezinde çözüm süreci bulunduğunu, ancak partilerin bu konuda yanlış hesap yapmaya devam ettiğini söyledi. Prof. Dr. Ahmet Özer, seçimlerde PKK Lideri Öcalan'ın barış projesinin onaylandığını, bunun üzerine Öcalan'a tecrit uygulanmaya başlandığını ifade ederken, Prof. Dr. Atilla Güney, AKP'nin çözüm masasını devirmesinin kendisine pahalıya mal olduğunu, bu hatasını anladığını ancak bu hatadan dönme yönünde bir işaret olmadığını söyledi.

Türkiye ve Ortadoğu'nun şekillenmesinde önemli bir rol oynayan çözüm sürecini ve barış müzakerelerinin AKP İktidarı ve Cumhurbaşkanı tarafından seçim süreci boyunca askıya alınması, devrilen çözüm masası ve meydana gelebilecek koalisyon hükümetinin çözüm sürecine yaklaşımı, oluşacak hükümetin PKK Lideri Abdullah Öcalan'ı bu sürecin neresinde tutacağına dair tartışmalar devam ederken çözüm sürecine ilişkin Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer ve Mersin Üniversitesi İktisadi İdari Bölümler Kamu Yönetimi hocası Prof. Dr. Atilla Güney, DİHA'ya değerlendirmelerde bulundu.

'ÖCALAN'IN BARIŞ PROJESİ ONAYLANDI'

Hükümet kurma çalışmalarının tartışıldığı şu günlerde bile çözüm sürecinin çok yoğun bir şekilde gündeme gelmediğine dikkat çeken Ahmet Özer, "Bir kere burada öncelikli olarak seçim sonuçlarına ve seçmenin mesajlarına bakacak olursak; HDP'ye verilen oyların özellikle büyük oranda Kürt seçmenden gelen oylar ve aynı zamanda çözüm sürecine olan destek oyları olduğunu görüyoruz. HDP'ye verilen 6 milyonu aşkın oy; Dolmabahçe mutabakatına verilen onay olarak okunmalı ve bununda PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın ortaya koyduğu projeye, barışa verilen bir destek olduğu görülmelidir" dedi.

'HİÇBİR ŞEY BARIŞ SÜRECİ KADAR ÖNEMLİ DEĞİLDİR'

Seçim sürecinde Cumhurbaşkanı'nın öfkeli ve kibirli bir dil kullanarak toplumu ayrıştıran, barış sürecini sabote eden bir dil kullanmasının AKP iktidarının oylarını düşürdüğüne dikkat çeken Özer, seçmenin 7 Haziran seçimlerinde AKP'nin tekçi zihniyetinde dur dediğini vurguladı. Ayrıca seçimde, "Türk tipi Başkanlık denilen otoriter geçişe dur denilmiştir" diyen Özer, seçmenin verdiği mesajları şöyle dile getirdi: "Cumhurbaşkanı'nın Kobanê söylemini reddeden seçmen, Cumhurbaşkanı'nın 'Dolmabahçe mutabakatını tanımıyorum' söylemini de reddetmiştir. Bu seçimde ortaya çıkan tablo sonucunda ne görüşülecekse görüşülsün, ne gündeme gelecekse gelsin hiçbir şey barış süreci kadar önemli değildir."

'ÖCALAN'A UYGULANAN TECRİT ÇÖZÜM SÜRECİNİN İLERLEMESİNİ ENGELLER'

Çözüm sürecinin mimarı olan PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin ve seçim sürecinde devrilen çözüm masasının bir an önce ayakları üzerine dikilmesi gerektiğine değinen Özer, hükümetin PKK Lideri Öcalan'a uygulanan tecritle çözüm sürecinden geri adım atıldığını söyledi. Özer, 2011 yılından beri avukatların görüşmelerine izin verilmemesinden sonra son dönemlerde İmralı Heyetinin adaya gidişleri engellenerek bu tecridin derinleştirildiğini söyledi.

'KOALİSYONUN MERKEZİNDE ÇÖZÜM SÜRECİ VAR'

Mecliste sandalye sahibi olan 4 partinin çözüm sürecine yaklaşımını değerlendiren Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Güney, MHP'nin sürece tamamen karşı olduğunu, "CHP'nin seçim öncesinde de seçim sonrasında da çözüm sürecine zaten çok sıcak bakmadığına söylemlerinden" anlaşıldığını ifade etti. AKP'nin yeni dönemde sürece bakışını, "AKP yaptığı büyük hatanın farkındadır. Çözüm sürecini yarıda kesip masaya tekmeyi vurup devirdikten sonra bunun bedelini Kürdistan'da ağır ödedi" sözleriyle değerlediren Güney, AKP'nin Orta Anadolu'da da MHP'ye yüzde 3 oranında oy kaptırdığını ifade etti. AKP açısından çözüm sürecini, "yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal" sözleriyle ifade eden Güney, "Bu nedenle çözüm süreci koalisyonun tamda merkezinde duruyor. HDP'nin tavrı ise başından beri zaten belli. Seçimden önceki ve seçimden sonraki ifadeleri ve görüşlerinden anlaşıldığı gibi çözüm sürecinin devam edilmesini istiyor. Devrilen masanın tekrar dört ayağı üzerine oturtulması HDP'nin olmazsa olmazıdır" şeklinde konuştu.

'YENİ KOALİSYONU KURACAK OLAN HÜKÜMET OY PEŞİNDE'

Koalisyon arayışlarında partilerin "bir sonraki seçimlerde oy hesapları" bulunduğuna işaret eden Güney, "Çözüm süreci ile kimsenin PKK ya da Kürdistan'daki Kürt sorununu çözmek gibi bir derdi olduğunu düşünmüyorum. Bu süreçte hem AKP hem CHP çözüm sürecine yaklaşırken şu stratejik hesabı yapacaklardır. Ben öyle bir taktik yapmalıyım ki iki yıl sonraki ya da dört yıl sonraki seçimlerde bugünkü oy oranımı yükseltebileyim" şeklinde konuştu.

'AKP, ÇÖZÜM SÜRECİ İLE KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİNİ ÇÖZMEYE ÇALIŞMIŞTIR'

Çözüm sürecinin başladığı andan itibaren devletin ya da hükümetin samimi bir tutum içerisinde olmadığını söyleyen Güney, AKP çözüm süreci adı altında Kürt Özgürlük Hareketini çözmeye çalıştığını ifade ederek, "AKP, Kürdistan'da Kürtleri, Kürt Özgürlük Hareketi ve onun temsilcisi olan Abdullah Öcalan, PKK ve HDP'den koparmayı amaçladığından dolayı bu süreci başlattı. Aslında süreçte Kürt Özgürlük Hareketinin yarım yüzyıla kadar yakındır vermiş olduğu özgürlük mücadelesi ve bu mücadele içerisindeki temel hak ve özgürlüklere yönelik taleplerin karşılanması AKP tarafından zaten söz konusu değildi" dedi.

'AKP HAMLESİ BOŞA ÇIKARILDI'

AKP'nin Kürt hareketinin 21. yüzyılda Türkiye'nin ulusal sorunu olmaktan çıkıp uluslararası bir sorun haline geldiğini hesaba katmadığını belirten Güney, AKP'nin çözüm sürecini bir seçim stratejisi ve 2023 vizyonu çerçevesinde Kürdistan'ı İslamlaştırma ve orada yaşayan Kürt halkı ve Kürt seçmenini kendi Pan-İslam politikası içerisinde eritmeyi hedeflediğini söyledi. Güney, "AKP'nin 2023 vizyonu dediği Pan-islamist bir Ortadoğu Türkiye'si kurma hedefinin önüne geçen ve bunu gerçekleştirmesini engelleyen Kürdistan'daki Kürt Özgürlük Hareketi'dir. AKP bunu da Kürtlerin dini ve İslami hassasiyetleri bildiğinden dolayı bu süreçle yapmaya çalıştı. Bu süreç üzerinden yüklenip Kürt özgürlük hareketini çözmeyi hedefliyordu. Bu hareketin kitlesel tabanını kendi yanlarına çekme gibi bir amacı vardı. Bu hareketin bir ayağının Suriye'de bir ayağının İran'da bir ayağının Irak'ta olduğunu unutmuşlardı. 21. yüzyıla geldiğinde bu ayaklar siyasal olarak ta birleşmeye başladılar ve aralarında inanılmaz bir organik bağ oluştu. Bu bağ ile AKP'nin bu hamlesi boşa çıkartıldı" dedi.

'ÇÖZÜM SÜRECİ DEVAM ETTİRİLMELİ ANCAK; BUNU PARTİLER DEĞİL TÜRKİYE HALKLARI GERÇEKLEŞTİRECEKTİR'

HDP'nin sadece Kürdistan'da değil Orta Anadolu'da, Batı'da da oylarını artırdığını ve bunun tüm halkların barış sürecini istediği ile açıklanması gerektiğine değinen Güney, HDP'nin batıdaki oy artışlarını da HDP'ye çözüm süreci için verilmiş en açık destek olarak yorumladı. Güney, " Çözüm sürecinin sadece Kürt sorunundan ibaret değil Türkiye'nin kozmopolitlik yapısından dolayı inançsal alanda aleviler var, gayrimüslimler var, farklı kültürler var çözüm süreci onun için HDP'nin başından beri ortaya koyduğu Türkiye halklarının ortak çözüm önerileri gibi olmalıdır. HDP'nin bu seçim stratejisi muazzam bir stratejidir. Son derece yerinde dürüst samimi bir stratejidir. Önümüzdeki yıllar içerisinde bu tutarlılığı devam ettirdiği müddetçe Batı'da ve Orta Anadolu'da oylarını artırıp Türkiye'yi HDP'leştirilebileceğine inanıyorum" dedi.

Etiketler :
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri