Bir dönemin Dargeçit İlçe Jandarma KomutanıMehmet Tire ve dönemin Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı 1'inci Mknz. J. Komd. D. Tim K.lığı Emn. Uns. Btr. araç şoförü olarak görev yapan Uzm. Çvş. Kerim Şahin ile farklı kişilerin, 2012 yılında haklarında başlatılan soruşturmanın ardından yaptıkları telefon görüşmeleri de yer alıyor. Telefon görüşmelerinde, İmren'in Yusuf Burhan Ergin adlı bir kişi ile yaptığı görüşmede "Sıkıntı var" ifadelerinin kullanması, başka bir görüşmede İmren'in aynı soruşturma kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Tire'yi arayarak, "Ha yavrum ben size gelin görüşelim diyorum yanlış anlıyorsunuz bak, artık iş işten geçmiş olur bazı şeyler için gerekiyorsa atla pazartesi buraya gel" ve "Bak şimdi yarın gözaltına alınıp şey edip ondan sonra şey hazırlığımızı yapmadan şey eder... o zaman hiç bir iş yapamayız" sözleri dikkat çekiyor. Yine telefon konuşmalarında, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı'nda kalorifer kazanına atılan Uzman Çavuş Balil Batırır'ın eşi Hatice Batırır'a ulaşmak istemeleri ve Batırır'ın eşi için "Yani alet olmaması için yani" ifadelerinde bulunuyor.
Sanıkların yaptıkları bazı telefon görüşmeleri şöyle:
İmren: Temizöz'ün doktorlarına ihtiyacım var
Hurşit İmren'in Yusuf Burhan Ergin adlı kişi ile yaptığı görüşme:
"…Hurşit İmren: Sağolasın sıkıntı var
Yusuf Burhan Ergin: Ne sıkıntısı ya
Hurşit İmren: Cemal'in hastalığını bize de bulaştırmaya çalışıyorlar
Yusuf Burhan Ergin: Neh?
Hurşit İmren: Cemal'in,Temizöz'ün
Yusuf Burhan Ergin: Heeh
Hurşit İmren: Hastalığından bize de bulaştırmak istiyorlar onun doktorlarına ihtiyacım var
Yusuf Burhan Ergin: Olur, o hallolur o
Hurşit İmren: Hallolur işte şey.....gille görüştüm
Yusuf Burhan Ergin: Heh
Hurşit İmren: Şey senin şey yaptığın,.....onlara şey et benim bur da görüşmem gerekiyor
Yusuf Burhan Ergin: Ani ne eee Ankara'da mı? İstanbul'da mı? Diyarbakır'da mı neresi?
Hurşit İmren: Diyarbakır
Yusuf Burhan Ergin: Tamam, tamam onlara bir görüşeyim de
Hurşit İmren: Görüş bana dön acil..."
'Başka dünyalara daldım diyordum'
Kerem Şahin'in, devre arkadaşı olduğu tahmin edilen Ramazan Yaman ile yaptığı telefon görüşmesi:
"…Ramazan Yaman: (Gülüyor) Devrem dedim heralde yani başka dünyalara dalmışsın dedim biliyon mu?
Kerim Şahin: Yok yok hayatı tınlıyorsam namerdim bak. Hee
Ramazan Yaman: Evet
Kerim Şahin: He geçen ee yani şimdi bana üstü kapalı bişeyler söylemek istiyon veya söylüyon da hiç o konulardan yana,
Ramazan Yaman: Ali mi?
Kerim Şahin: Hiç bir sıkıntım yok, müsterihim her konuda.
Ramazan Yaman: Ali mi söyledi?
Kerim Şahin: Kim ne yazarsa yazsın, kim ne çizerse çizsin umurumda da değil hayattan başka bişey.
Ramazan Yaman: Yani
Kerim Şahin: Ben huzur istiyorum, huzur buldum.
Ramazan Yaman: Yani yani devrem.
Kerim Şahin: Benim huzurumu bozacak insanların da yanî taaa en ayrıntısına kadar huzurunu bozarım yani.
Ramazan Yaman: Yani yani devre, ya sen kafaya takma öyle şeyleri, niye kafaya takiyon ki öyle şeylere?
Kerim Şahin: Hiç bişeye kafamı takmıyom. Ha bikaç gün sanki takar gibi oldum sonra dedim ki lan arkadaş, ee ben şuna canım sıkıldı, yani ya bizim ee saygınlığımız var her gittiğimiz toplumda, Türkiye'nin her tarafında dostlarımız var.
Ramazan Yaman: Yani.
Kerim Şahin: Benim PKK'dan başka düşmanım olmadı şimdiye kadar.
Ramazan Yaman: Yani, yani yanî hep öyle abî.
Kerim Şahin: Bunu da açıkça söylüyorum. Bîz
Ramazan Yaman: Evet
Kerim Şahin: Yani kişisel olarak hiç bir düşmanım olmadı. Ben de kimsenin düşmanı olmadım,
Ramazan Yaman: Evet
Kerim Şahin: Dolayısıyla Türkiye'nin dört bir yanında eşimiz dostumuz var,
Ramazan Yaman: Mutlaka öyle.
Kerim Şahin: Yanî insanlar bişey gördüğünde ak bayram mı zannedîyo. Benim sırf moralim ona
bozuluyo. Ama gün gelir keser döner sap döner.
Ramazan Yaman: Evet.
Kerim Şahin: Aça ee gerekli yerlere açacam tazminat davamı.
Ramazan Yaman: Almak daha sonraki iş de şimdi olayda da olayı da anlamadım ki. Üstü kapalı konuştun bîraz ama. Neyin davasını açıyon, ne yapıyon, ne oldu ki, nîye dava açıyon?
Kerim Şahin'in Hurşit İmren ile yaptığı görüşmesi:
"...Hurşit İmren: Antalya'ya gelme şansın var mı?
Kerim Şahin: Komutanim inanın, inanın ki yok
Hurşit İmren: Hıı
Kerim Şahin: Ama ben o konudan bi şey çıkacağını zannetmiyorum
Hurşit İmren: Şimdi birşey çıkmayacak yavrum yani birşey çıkmayacak da kötü bir dönemden geçiyoruz biz de biliyoruz nasıl olduğunu
Kerim Şahin: Yani ben, ben orda yazılan çizilene zaten eee mümkün değil
Hurşit İmren: He
Kerim Şahin: Zaten katılmıyorum, kimse de kabul edemez, yani
Hurşit İmren: Evet evet ee etmemiz mümkün değil yaptığımız bi şey de yok şimdi ama işte şimdi gerçi gerçekliğini ispat edemediler top benden gider. Şimdi ben senin telefonunu avukat hemşehrim var benim. Bu konuyla ilgileniyor ona verecem o senî arıyacak tamam mı?
Kerim Şahin: Hı hı
Hurşit İmren: Onun için ben gel dedim yani neler iddia ediliyor neler var dosyada onun bîr tam bilemiyoruz, ondan sonra eee eğer burda müşterek hareket edersek eee farklı yani ortak hareket edelim edersek ee mağdur olmayız dîye düşünüyorum tamam mı?
Kerim Şahin: O benî arasın ben eee onun numarasına eee normal uygun bîr telefon numarası ee gönderirim ordan görüşürüz onu, o zaman onunla
Hurşit İmren: Görüşürsün şey eee dediğim şey eee yani gerekirse vekaletini de verirsin tamam mı beraber hepimiz ona verirsek tek ses olarak şey ederiz, oraya çıkarız
Kerim Şahin: Tamam komutanım
Hurşit İmren: Ben de söylerim ama eee şimdi sadece tutuklandım ee efendim gözaltına alınıp tutuklandım gerçi gerçekliğini ispat edene kadar ... elden gidiyor yaşadığımız örnekler var tamam mi canım?..."
Mehmet Tire'nin Hurşit İmren ile yaptığı telefon görüşmesi:
"...Hurşit İmren: Ha yavrum ben size gelin görüşelim diyorum yanlış anlıyorsunuz bak, artık iş işten geçmiş olur bazı şeyler için gerekiyorsa atla pazartesi buraya gel
Mehmet Tire: Ya şimdi ee abi şöyle yani bizi bağlamayan asılsız iddialar var orda, hava değişiminde olduğum belgeleriyle belli her şeyiyle belli, ben onunla ilgili karşı tarafa eee şeyle itirazımızı yapıyoruz, avukat aracılığıyla, dosya, dosyayı ordan incelettiriyoruz şîmdî eğer bizde iddianame
Hurşit İmren: Hayır şimdi bak şeye geçen gün ben yoktum, İstanbul'daydım şeyle Veli'yle Özcan gelmişti benim o Yahya KOÇ'a işte vekaletimi getirmişler, Yahya KOÇ olaya şey bakıyor bi ee şey ee at pazarlığı gibi bakıyor tamam mı
Mehmet Tire: Hı hı
Hurşit İmren: Hı 50 bin lira istiyor, her Diyarbakır'a gidişte, biz bu işi ben yarın Diyarbakır gidiyorum, Arzu'yla görüşecem
Mehmet Tire: Hı hı
Hurşit İmren: Dosyanın içeriğini şey edecem, pazar, pazartesi dönecem, pazartesi burda olursam bu
işi aytekin abiyle ee şey yurdakan abiye emanet edeceğiz
Mehmet Tire: Ee ben, ben burdaki avukat aracılığıyla şimdilik takip ediyorum da onun için abi
Hurşit İmren: Efendim
Mehmet Tire: Burdaki avukat aracılığıyla takip ediyorum şimdi
Hurşit İmren: Yav bak burdaki ordaki değil, bu işler ortak hareket,ortak ... ortak hareket etmek zorundayız Mehmet
Mehmet Tire: Anladım abi anladım ben
Hurşit İmren: Heh, şimdi bizim bi de artı gelmesin işte asker kimliğimizin ötesinde siyasi kimliğimiz var
Mehmet Tire: Zaten onun için yükleniyorlar bi taraftan da
Hurşit İmren: Ha yükleniyorlar işte onun için Aytekin abiye vekalet gönder veyahut gel burda ne yapacağımıza beraber karar verelim, pazartesi burda ol
Mehmet Tire: Şimdi ben bunu hiç, bunu farklı açılardan ben değerlendirdim de
Hurşit İmren: Hıh
Mehmet Tire: Onun için diyorum yani eee burda ayrı ayrı avukat olmasında fayda var abi, tek avukat da değil de farklı açılardan bakılıp farklı kişilerin kafa yormasında fayda, ben bunu epey bi yerden de danıştım, konuştum, tek avukata vekalet vermektense farklı avukatlara girip, farklı eee savunma yapmak yani farklı derken farklı olduğumuz ispatlamak lazım..."
Hurşit İmren'in kimliği bilinmeyen bir kişi ile yaptığı görüşme:
"...Hurşit İmren: İyi Hatice Batırır
Bilinmeyen Şahıs: Nasıl kardeş?
Hurşit İmren: Hatice Batırır, not al bir yere
Bilinmeyen Şahıs: Bir dakika. Yanındakine (Ozan, Hatice Batırır, oraya bir yere, Hatice Batırır. Ya da unutma Batırır) tamam kardeş,
Hurşit İmren: Şeyde belediyede çalışıyormuş
Bilinmeyen Şahıs: Nerde
Hurşit İmren: Adana'da belediyede diyor, gazetenin yazdığına göre,
Bilinmeyen Şahıs :Hı hı
Hurşit İmren: Bunu bulacağız, bununla temasa geçmemiz gerekiyor, yani bunu öncelikle bulmamız lazım
Bilinmeyen Şahıs: Sesini tam alamıyorum.
Hurşit İmren: Bunu bulmamız lazım,
Bilinmeyen Şahıs: Tamam
Hurşit İmren: Haa. Hı bu hanımefendiyi bulmamız lazım.
Bilinmeyen Şahıs: Tamam
Hurşit İmren: Gerektiğinde buna ulaşmamız lazım.
Bilinmeyen Şahıs: Tamam ben araştırırım onu.
Hurşit İmren: İşte bu görev sana.
Bilinmeyen Şahıs: Tamam bol, bulduk sonra,
Hurşit İmren: Yani öncelikle bulacaz sonra işte biz gerekirse bununla gelip avukatla beraber bir görüşmemiz gerekiyor.
Bilinmeyen Şahıs: Hatice Batırır, tamam kardeş ben onu.
Hurşit İmren: Tamam ... şeyde bizimle ilgili iddialarda konu olan uzman çavuşun eşi
Bilinmeyen Şahıs: Hııı. Neci Adanalı mı bu?
Hurşit İmren: Feke'li Adanalı. Bu, bunun ifadeleri geçiyo yani şey "Kocam işe gitti gelmedi falan" bunu PKK bulmuş
Bilinmeyen Şahıs: Hı
Hurşit İmren: Konuşturmuş yani anladığım kadarıyla
Hurşit İmren: Yani alet olmaması için yani
Bilinmeyen Şahıs: Anladım
Hurşit İmren: Bunu bu yani, bu şeyde dursun işte, nerde çalışıyo, evi, adresi, bi şekilde
Bilinmeyen Şahıs: Tamam buluruz onu kolay iş
Hurşit İmren: Bulmamız lazım. Hı belediye çalışıyo.
Bilinmeyen Şahıs: Onu şeyden bulurum. Gene bulurum, yani belediyeden de sorarım da, bulurum, kolay çalışıyorsa
Hurşit İmren: Hanımefendiye ulaşmamız lazım. Gastenin yazdığına göre belediye çalışıyor diyor
Bilinmeyen Şahıs: Hımm
Hurşit İmren: Adana'da belediyede çalışıyo, şey yani bu bizim için önemli
Bilinmeyen Şahıs: Tamam tamam. Tamam yarın bakarım ben ona
Hurşit İmren: Haydi tamam. Bulacaz ben şeyle görüştüm, gerekirse atlayıp gelecez biz avukatla
Bilinmeyen Şahıs: Hıı tamam
Hurşit İmren: Eskişehir'den dönerken o taraftan geliriz
Bilinmeyen Şahıs: Tamam... Tamam. Onu ben
Hurşit İmren: Eskişehir'den dönerken o taraftan,
Bilinmeyen Şahıs: Yarın, ilgilenirim
Hurşit İmren: Oldu fazla şey yapma. Bu, bu yani..."
Mehmet Tire'nin Mehmet Şimşek adlı kişi ile yaptığı telefon görüşmesi;
"...Selçuk Şimşek: Bu ııı dün bayağ bi kanallarda bişeyler dönmüş Dargeçit'le ilgili de hani cevap hakkı olur mu olmaz mı diye açıklama yapmak istermisin diye ben seni rahatsız ettim ama
Mehmet Tire: Neyle ilgili?
Selçuk Şimşek: Valla Dargeçit'teki bazı aileler işte ııı şey olmuşta ııı sen söyle toplu mezar mı ne işte kafatası mafatası bulmuşlar
Mehmet Tire: Hı
Selçuk Şimşek: Onunla ilgili işte açıklama felan yapmışlar televizyonlara felan
Mehmet Tire: Kim yapmış
Selçuk Şimşek: Iı ordaki Dargeçit'teki bu kayıp, gözaltına alınan alınıp da kaybolan şahısların alileleri yapmış komutanım
Mehmet Tire: Ney diye yapmışlar ne demişler yani okumadığım için
Selçuk Şimşek: Hı hı tv arşivi oraya Dargeçit yazın komutanım altı yedi tane kanalda çıkmış haber dün
Mehmet Tire: Habire yazıyolar zaten
Selçuk Şimşek: Doksanlı yıllarda orda görev yapan işte komutanları suçluyorlar falan filan bi şekilde
Mehmet Tire: Suçlamalarında benim îçîn bi sakınca yok yani önemli değil ben hava değişimindeydim habire yazıp duruyolar yani
Selçik Şimşek: ...
Mehmet Tire: Benim için bi sıkıntı yok daha önce orda söylemiştim zaten
Selçuk Şimşek: Böyle bişey yapmadığınızı zaten bende biliyorum komutanım da hani bi resmi bi ııı görüntülere çıkmak istersen
Mehmet Tire: Dargeçit ha gerek yok onlar iki de bir söyleyip duruyor da bizimle alakası yok bu işlerin
…
Selçuk Şimşek: Tamam komutanım eğer bi hani açıklama yapma ihtiyacı duyarsak komutanım ararsan sevinirim..."
Kerim Şahin'in Ali Arısoy ile 16 Ocak ve 16 Şubat 2013 tarihleri arasında yaptığı telefon görüşmesi:
"...Ali Arısoy: He dilekçeyi verdim geldim ayın ondokuzunda ocağın
Kerim Şahin: Hıı en son görev yerin neresiydi devre
Ali Arısoy: En son Van Gürpınar BTR seksen ...karakolu diye bi karakoldu dış karakol
Kerim Şahin: Hı hayırlı olsun ya
Ali Arısoy: Sağol baba Allah razı olsun Dargeçit kırkgeçit gittik bakıyım
Kerim Şahin: Hı duydum internette şeyde facede takip ediyom
Ali Arısoy: Hı
Kerim Şahin: (Yanındaki ile konuşuyor iki kapalı ayran tamam öteki verildi hı ona artı koydum öteki
alındı) Valla ne yapalım devrem lokanta işletiyoz işte.
Ali Arısoy: İyi devrem ya haberim var ya ya gene şu Bilal'den kağıt geldi ifaden alınacak diyo
Diyarbakır'a beni çağırıyorlar benim ne işim var Diyarbakır'da anasını satayım
Kerim Şahin: Onların milletin başını ....
Ali Arısoy: Gelmiyosa zorla getirileceksiniz bilmem ne diyo aradım o adliyedeki memuru diyor zaten uçak paranızı yol harcırahınızı şunu bunu verîlecek diyo buraya gelmeniz lazım diyo benîm ne işim var ben Ankara'dayım talimatla ifade vereyim, dosya diyor çok gizli diyor talimatla olmaz diyor
Kerim Şahin: Milletin başını
Ali Arısoy: Gitmesek ne olur gitmesek ne olur
Kerim Şahin: Valla bilmem devre
Ali Arısoy: Ya kaçıncıyı veriyom ifade bir sürü verdim ifade en son Bingöl'de verdim Kiğı'da ifadeyi kaçıncıyı çağırıyorlar anlamadım
Kerim Şahin: Herkesin ifadesini başvurdular herhalde orda Dargeçit'te şey sen söyle o insan hakları derneği BDP'liler şey yapmış herhalde
Ali Arısoy: Kemik memik bulmuşlar
Kerim Şahin: İstanbul İnsan Hakları Derneğine başvuruda bulunmuşlar
Ali Arısoy: Bilmem ne
Kerim Şahin: Bana da sordular onu tanırmısın bunu tanırmısın ben tanımam dedim ben BTR'deydim
Ali Arısoy: Aynı biz BTR'ciydik
Kerim Şahin: Bizim asayişle ilgili görevimiz olmadı asayiştekiler tanır
Ali Arısoy: Aynen aynen öyle bende öyle dediydim
Kerim Şahin: Karakol görevim olmadı dedim yani dedim ben öyle ne ifade alma ne gözaltına alma
Ali Arısoy: Daha ne uğraştırıyo bunlar bizi çağırıyorlar anlamadımki şîmdî îşi gücü bırak işin yoksa ta Diyarbakır'a git gerî gel oooh adliyeye gidip başsavcıyla görüşeyim bakıyım savcının birinin yanına varayım
Kerim Şahin: Yani var bakalım bi
Ali Arısoy: Hı olmazsa burdan alsınlar ben gidemem Diyarbakır ne işim benim ya
Kerim Şahin: Ya kardeşim çiğ et yemedik karnımız ağrımaz
Ali Arısoy: Vallahi billahi
Kerim Şahin: Kim ne yaptıysa hı bilmiyorum sen benden bi sene önce gittin oraya
Ali Arısoy: Evet
Kerim Şahin: Zaten bizim görevden başka işimiz olmadı
Ali Arısoy: Öyle baba biz gittik geldik anasını satayım kimsenin tavuğuna ...
Kerim Şahin: Ya tanık olarak tanık olarak alıyolar da
Ali Arısoy: Tanık olarak evet
Kerim Şahin: İşte bizden öncekiler ne etti ne yaptı bilmeyiz tabî
Ali Arısoy: Yani gîdîyîm bakıyim olmazsa şu adliyeye adlîye yakın bana Maltepe'deyim de adliyeden bilgi alayım bakıyım bu aradığım adam biriyle gelecen diyor…"
Hurşit İmren'in kimliği belirsiz bir kişi ile yaptığı telefon görüşmesi:
"...Hurşit İmren: Tabi tabi tabi tabi, o işte basınla ilgili yani sessiz kalmakta suçlamayı kabul etmek anlamına gelir dedi Aytekin abi o konuda şey, işte Yurdakan Yıldız abi vardı o bizim genel komutanlıkta da beraber çalıştık, onun ikisine vekalet verdim, ondan sonra işte ben Cuma günü Ankara'ya geçicem, Cumartesi Eskişehir'de bir düğünümüz var, Pazartesi de, Pazar Ankara'ya dönücem, Pazartesi de işte sizinle görüşüp, ne zaman gelîn deseniz beraber gelicez. Avukatla,
Bilinmeyen Şahıs: Avukatını aradın mı bu şey, .... görüştün mü dosya île ilgili hiç?
Hurşit İmren: Efendim?
Bilinmeyen Şahıs: Avukatın dosya ile ilgili hiçbir malumat aldı mı?
Hurşit İmren: Hayır almadı bizden, siz dediniz ya gelin dîye.
Bilinmeyen Şahıs: Iı ... gelemezseniz o zaman ben, 30'undan sonra gelirsiniz, o zaman da gecikebiliriz.
Hurşit İmren: Şimdi bak sizde, sîzinle görüştük ya, 8'inden sonra nîkah, bu şey Nisan'ın 2. Haftasında ben pazartesi sizi ararım
Bilinmeyen Şahıs: Olur.
Hurşit İmren: Önümüzdeki Pazartesi, şu gün, ne gün gel deseniz gelir biletlerinizi ayarlarım, geliriz, görüşürüz.
Bilinmeyen Şahıs: Evet en sağlıklısı o olur. Çünkü ben bi savcı beyle görüşürüm ona göre size...
Hurşit İmren: Doğru tamam. Siz bu arada benden sonra görüşmeniz oldu mu?
Bilinmeyen Şahıs: Ya biz zaten o arkadaşla günü birlik görüşüyoruz yani ııı
Hurşit İmren: Evet,
Bilinmeyen Şahıs: Aynı yerde, buraya geldiğin de onun telefonunu filan almıştım kaybetmiştim, görüştük, ondan sonra bî daha aradı hem Yahya bey ne yapıyorsun filan diye.
Hurşit İmren: Evet
Bîlinmeyen Şahıs: Senin vermediğini söyledi dosyayı filan.
Hurşit İmren: Evet.
Bilinmeyen Şahıs: Iıı ben de dedim vallaha aranızda bir hukukunuz var yanî şey yapın yani bîr ortayı bulun filan.
Hurşit İmren: Evet.
Bilinmeyen Şahıs: Iı işin nasıl dedi? Baya iyi gîdiyor mu hakim bey? diye bir laf söyledi, ne dedi dur
şöyle bir laf söyledi bak, ııı işlerin ııı rayında gidiyo mu dedi? öyle bişey dedi. dedim kî o nasıl bîr laf
dedim ya.
Hurşit İmren: Evet.
Bilinmeyen Şahıs: Dedîm yani afedersîn senin işin rayında gidiyor mu? Sana sormak lazım dedim. Çünkü dedim ııı bu aaa başkanın avukatlığını yapcak olan sensin dedim ben yapmayacağım dedim.
Hurşit İmren: Evet
Bilinmeyen Şahıs: Ondan sonra bu lafı çevirdi yok öyle demek istemedim de filan da işte hatır .. sorarlarla.
Hurşit İmren: Yok o biraz yani bozuldu ama dedim yani ben böyle böyle,ben yine dedîm
Bilinmeyen Şahıs: Sanki ben yönlendirmişim gibi seni bilîyormusun?
Hurşit İmren: Hayır hayır, senden hiç bahsetmedim
Bilinmeyen Şahıs: Dedîm vallaha dedîm asıl senin işler nasıl dedim? Bî dedîm ben dedîm hakimim
dedim, ben dedim mesleğimi icra ediyom dedîm, benîm işlerim gayet iyi dedim. Bi sıkıntı yok.
Hurşit İmren: Yok
Bilinmeyen Şahıs: Senin işler nasıl gidiyo dedim artık?
Hurşit İmren: Evet evet
Bilinmeyen Şahıs: Baya bi, biraz da alınganım belkî de yanlış düşündüm ama
Hurşit İmren: Yok yok, hayır siz, sizden hiç bahsetmedik, sadece o dedikî keşke dedî işte şey vermeseydin, dilekçeyi hanî, şey dedim hani böyle böyle, genel komutanlık dedim ben İstanbul'da dedim.
Bilinmeyen Şahıs: Dilekçeyi ver ne olacak yani sen bize bi hizmet etmiş oldun yani .. masrafını...
Hurşit İmren: Hayır dedim senden dedim ben vekaletimi almış değilim, yine dedim,
Bilinmeyen Şahıs: Tabî canım,
Hurşit İmren: Destek olacaksın şey edeceksin ama dedim,
Bilinmeyen Şahıs: Tabi tabi tabi,
Hurşit İmren: Genel komutanlık böyle bi imkan sunuyo dedim,
Bilinmeyen Şahıs: Ben senin için arıyorum üstadım,
Hurşit İmren: Ben ...
Bilinmeyen Şahıs: Ben seni aramam ama, bana dön sen yani,
Hurşit İmren: Sevgili kardeşim ....değerli kardeşim,
Bilinmeyen Şahıs: Bu telefon, bu telefon dinlenmez dînlense de benim üstüme kayıtlı değil,
Hurşit İmren: Tamam,
Bilinmeyen Şahıs: Dinlensese de hesabını vermiyeceğîm için şey konuşmuyoz yani
Hurşit İmren: Değerli hakimim bak
Bilinmeyen Şahıs: He
Hurşit İmren: Ben herkesin yanında bu konuyu konuşamıyorum ben şimdi burda işte şimdi bak yalnız
kaldım hemen açtım ha
Bilinmeyen Şahıs: Hayır ben seni mesela öbür taraftan arıyorsam Çepni belediye başkanığı numaran varya,
Hurşit İmren: Evet
Bilinmeyen Şahıs: Ordan ben senin hatırını soracağımdır
Hurşit İmren: Ben de
Bilinmeyen Şahıs: İki tane böyle başka bir şey söyleyeceğimdir mesela anlatabildim mi
Hurşit İmren: Anladım anladım
Bilinmeyen Şahıs: Yahya Bey o tavrı benim o gün biraz canımı sıkmıştı
Hurşit İmren: Yok yok hiç
Bilinmeyen Şahıs: Ben o gün aramıştım o yüzden sana soracaktım onun için aramıştım
Hurşit İmren: Sizden hiç bahsetmedik yani hiç hiç öyle bir şey olmadı yani dedim böyle böyle ondan sonra şey ee ama dedim..."
Başka bir telefon görüşmesi de infazın sorumluları olan İmren ve Tire arasında yapılıyor.
"...Mehmet Tire: Baya yoğunum, eee nasıl yapalım?
Hurşit İmren: Kardaş gelmeniz lazım yani, yarın
Mehmet Tire: Gelicem de burası o kadar yoğun ki benim
Hurşit İmren: Bak şimdi yarın gözaltına alınıp şey edip ondan sonra şey hazırlığımızı yapmadan şey
eder... o zaman hiç bir iş yapamayız
Mehmet Tire: Ey buraya gelme şansınız var mı abi burdaki
Hurşit İmren: Yok, burda avukat var şey var bunlarla görüşmemiz lazım yani, orda gelsem ne yapacam,
hıh, şey sorayım bu uzman çavuş kim ben onu kaybolan bilmem yok şeyde iddia edilen kim o ?
Mehmet Tire: Vallah ben hava değişimindeyken kaybolmuş bir tane uzman çavuş abi
Hurşit İmren: Allah Allah sen Mart'ta gelmiştin
Mehmet Tire: Martın 17'de geldim abi
Hurşit İmren: Heh
Mehmet Tire: 16-17'de geldim abi
Hurşit İmren: Ha ben bu adamı hiç hatırlamıyorum
Mehmet Tire: Ya orda çalışan biriydi yani o zamanda geldiler gittiler
Hurşit İmren: Heh
Mehmet Tire: Yani benden önceki bir olayda onun için diyorum ben
Hurşit İmren: Anladım yani ben , ben o olayı şey yapamıyorum yani
Mehmet Tire: Vallah örgüte gittiğine dair duyumlar vardi abî
Hurşit İmren: Hıı
Mehmet Tire: O zaman geldiğimizde araştırdık koşturduk ettik bir şey bulamadık o zaman savcılarla yazdık çizdik o zaman
Hurşit imren: Ya işte onun için bir ne yaptılar şey yap, ben pazara kadar burdayım
Mehmet Tire: Abi bu burda da fuarlar falan var yoğunluk onun için diyorum
Hurşit imren: Anladım doğrudur ama farklı şey, hayat memat meselesi..."
Yine Hurşit İmren'in Kerim şahin ile yaptığı telefon tapelerinde ise şu görüşmeler yer alıyor:
"...Hurşit İmren: Osmaniye'desin ha Kerim gastede çıkanlardan çıkanlardan haberin var mı?
Kerim Şahin: Okudum komutanım haberdar ettiler,
Hurşit İmren: Bi Ankara'ya gelirsen görüşelim,
Kerim Şahin: Bilmiyorum bu ilgisiz alakasız şeyler nerden çıktı,
Hurşit İmren: Öyle de ama gardımızı almak zorundayız yani he
Kerim Şahin: Siz Ankara'da mısınız komutanım?
Hurşit İmren: Ankara'dayım,
Kerim Şahin: Tamam komutanım ben zaten diğerleriyle hiç bi irtibatım olmadı sizlede en son iki yıldan beri görüşmüyoruz,
Hurşit İmren: Tamam öyle oldu ben buldum şeylerini genel komutanlıktan buldum bi görüşelim oldumu? Yarın sabah burda ol,
Kerim Şahin: Ee yarın gelemem komutanım şimdi burda da işlerim var ama ilerleyen günlerde ben size ulaşırım,
Hurşit imren: Tamam
Kerim Şahin: Ben gelebileceğim günü söyleyim yani bu hafta içinde gelemem haftasonu ee gene benim işim var işimle ilgili bi seminer var,
Hurşit İmren: Hıı
Kerim Şahin: Dolayısıyla ııı belki önümüzdeki hafta içinde felan olabilir komutanım,
Hurşit imren: O zaman ben haftasonuna hiç olmazsa veya pazartesi burda olacak şekilde şey yapki,
Kerim Şahin: Ben size dönerim komutanım..."
Bu konuşmanın hemen ardından tekrardan Hurşit İmren'in Kerim Şahin ile yaptığı görüşmede kullanılan ifadeler:
Kerim Şahin: Efendim komutanım
Hurşit İmren: Ha canım bulunduğun yerde sabit teleKerim Şahin: Şu anda yok komutanım ben ee olduğunda olmazsa sizi bîr ee iletim
Hurşit İmren: He mesaj at bir ordan görüşek hadi tamam bekliyorum
Kerim Şahin: Tamam komutanım
Hurşit İmren: Bu şey kim, alo
Kerim Şahin: Efendim komutanım
Hurşit İmren: Mahmut Yılmaz kim?
Kerim Şahin: Mahmut Yılmaz o dönemde karakol komutanıydı komutanım
Hurşit İmren: Nerenin?
Kerim Şahin: Şeyin Dargeçit ee merkez karakolu
Hurşit İmren: Merkez
Kerim Şahin: Öyle hatırlıyorum
Hurşit imren: Efendim
Kerim Şahin: Mahmut, Mahmut Başçavuş
Hurşit İmren: Hee Mahmut Yılmaz bir, birde şey var eee bu Bilal Uzman Çavuş kimdi ben onu hiç hatırlamıyorum mesela seni biliyorum, Baki'yi biliyorum
Kerim Şahin: Onların üçü karakolda görevliydi komutanım, biz zaten onlara BTR timinde hiç ilgimiz alakamız yok ki karakola
Hurşit İmren: Heh, heh, bu firar mı etmişti
Kerim Şahin: Vallah öyle dediler komutanım onun için
Hurşit İmren: Anladım tamam
Kerim Şahin: :O kendileri daha iyi bilir, çünkü onlar karakol ekibi biz onları haftada bir görüşüyoruz bazen böyle rastlıyoduk…"
Kerim şimşek'in olaya ilişkin Ali Esen adlı kişi ile yaptığı görüşme:
"Ali Esen: Geçenler de bir haber vardı var mı o haberden aktif haberin senin?
Kerim Şahin: Haberim var, ee ben hiç umursamıyorum çünkü çiğ et yemedim, karnım ağrımıyor,ee
ben de aldım o gazeteyi, her şeyin sonuçlanmasını bekliyorum,gerekli yerlere tazminat davasına
Ali Esen: Yani saçma sapan iyice bunlar iyice saçmaladılar ya.
Kerim Şahin: Yani hiç te umursamıyorum, ne gazeteyi arıyorum ne ee başka ee birilerini aradım,öyle
bir karakterim de yok, ee yani ben kendimden eminim, başım dik alnım açık Allah'a şükür.
Ali Esen: Yok canım o yönden demiyorum da ben
Kerim Şahin: Recep mi söyledi sana da?
Ali Esen: Şeyi, yok yok bana ee şey Ökkeş Başçavuş dedi ya böyle böyle,
Kerim Şahin: Ha ayaklı gazete.
Ali Esen: İnternetten baktım Allah Allah dedîm ondan sonra işte daha doğrusu yani aramadım da abi
'hayırdır' deyince şimdi sen arayınca,
Kerim Şahin: Ha birileri, birileri aradı da ee yok ee Allah'a çok şükür ben ee alnım ak olarak
girdim, alnım ak olarak çıktım. Ondan da müsterihim her konuda.
Ali Esen: Yav doğrudur canım.
Kerim Şahin: Uzun mesele, yani ben, ben ekip yani tim de çalıştım ben, ben tim'den ayrılamazdım. Çünkü sen de BTR'cisin(taktik tekerlekli zırhlı araç),ee biliyorsun
Ali Esen: Evet.
Kerim Şahin: Biz iki kişiydik orda, çamurdan adam yapmaya çalışıyorduk, düşünebiliyon mu?
Birimiz ayrılsa o araç gider mi?
Ali Esen: Yav boşver sen o açıdan,
Kerim Şahin: Aslı astarı yok, varsa da ben bilmiyorum. Yani ee diğer şeyler beni aşan konular..."
Hurşit İmren'in Sakıp Erdal ile yaptığı telefon görüşmesi:
"….Hurşit İmren: Sana, sana bir görev
Sakıp Erdal: Hayrola
Hurşit İmren: Manavgat'ta yaşıyormuş Mahmut Yılmaz (dönemin Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz).
Sakıp Erdal: Mahmut Yılmaz
Hurşit İmren: Hee o dönem Dargeçit karakol komutanı, merkez karakol komutanı
Sakıp Erdal: Heh
Hurşit İmren: Emekli başçavuş
Sakıp Erdal: Evet
Hurşit İmren: Onu bulacan
Sakıp Erdal: Ne yapacam onu
Hurşit İmren: Bul onu, bul onu adresi telefonu zartını zurtunu
Sakıp Erdal: Manavgat tamı yaşıyormuş, nasıl bulacaz ki onu
Hurşit İmren: Ordaki askerlik şubesine soracan
Sakıp Erdal: Evet
Hurşit İmren: Manavgat'a gidecen orda emekli adresi vermiştir oraya, yahutta jandarma orda varsa
Sakıp Erdal: Tamam
Hurşit İmren: Tamam oldu görev sana haydi
Sakıp Erdal: Tamam"
İmren ile Sakıp Erdal arasında birkaç gün sonra yapılan telefon görüşmesinde de İmren'in Erdal'a, "Sen sonucu bildir bana ya Mahmut'un" ifadesinde bulunması ise dikkat çekiyor.
Yapılan konuşmalarda da şu ifadelere yer veriliyor:
"Hurşit İmren: Bi şey yapabildin mi?
Sakıp Eıeul; Eee ben Mahmut 'un telefonunu vereyim sana
Hurşit İmren: Bi zahmet
Sakıp Erdal: Ee ben aradım, sen ee işte eb ona telefonumu verdin, bir dün iki sefer üç sefer aradım, o gün görüştüğümüz gün akşam aradım seni, yani hayret ...
…
Sakıp Erdal: Sen sonucu bildir bana ya Mahmut'un..."
DİHA
