Başbakanın danışmanı Yalçın Akdoğan, başbakanın Bugün gazetesinde Fatma Şahin ile el ele fotoğrafının yayınlanmasına "Bugün gazetesinin dershane konusundaki tavrı ve mücadelesi biliniyor. Aynı ahlaki sapma orada da kendisini gösteriyor. Gazete, 30 Kasım'daki birinci sayfasında Başbakan Erdoğan'la Fatma Şahin'in el ele tutuşuyorlarmış gibi bir resmini bastı. Aynı fotoğraf bütün gazetelerde vardı ve Başbakan bir grubun elini hava kaldırıyordu. Bugün gazetesi ise resimdeki diğer kişileri kesip Başbakan el ele tutuşuyor gibi bir görüntü oluşturuyordu. Bunun adı açıkça belden aşağıya vurmaktır, seviyesizliktir, tefessüh etmektir. Hiçbir çekişme böyle bir saygısızlığa cevaz veremez," diye bir açıklama yapmış. Bu fotoğrafın yayınlanmasını gayri ahlaki bulduğunu ifade etmiş ve ahlakı aradığını beyan eden bir feryat etmiş. Bu resimdeki ahlaksızlık nedir anlamış değilim; ahlaksızlık burada başbakanın mahremi olmayan bir kadınla el ele tutuşması mı? Yoksa başbakanı günah işleyen bir pozisyonda imiş gibi göstermek mi yapılan ahlaksızlık? Yoksa sizin karanlık zihniyetinize göre bir erkekle bir kadınının el ele tutuşması mı ahlaksızlık?
Her ne ise; Sayın Akdoğan bir noktada haklıdır; ahlak, yani erdem bugün en fazla aradığımız ve en fazla gereksinim duyduğumuz bir meziyettir. Az bulunan, çok aranan bir özelliktir bugün. Camiye bira kutusu koydurup, orada içki içtiler diyen, "hayır ben orada içki içildiğini görmedim" diyen bir din adamını sürgün eden, zihniyet çıkmış el ele bir fotoğrafta ahlak arıyor. Hani sokak lambasının altında aranan hocaya sormuşlar ya, "ne arasın burada hoca" diye! Hoca cevaben, ta ileride yüzüğümü yitirdim, onu ararım der ya! "İyi de hocam yüzüğü ta ötede yitirdiysen, burada niye ararsın" sorusuna, burası aydınlık o yüzden bura ararım demiş ya; işte o hikaye. Bre Yalçın Akdoğan ahlak bir kadınla bir erkek el ele tutuştu diye kaybolmadı ki, orda arayasın. Senin zihninden atamadığın kadının mahreminde de kaybolmadı ahlak.
Ahlak tehcire tabi tutulan ve çoluk çocuk demeden katledilen, malları yağmalanan, mabetleri kirletilen bu toprakların Ermenileri ile kayboldu! Ahlak Dersim mağaralarında "fare gibi zehirlenen" ahali ile kayboldu!
Ahlak Aşkale'ye taş kırmaya gönderilen, 6-7 Eylül'de malları yağmalanan vatandaşlarımızla birlikte talan edildi!
Bugünlerde fazlaca yakındığınız "geçmişi" dillendirmeyelim isterseniz, bugünlere, sizin devri iktidarınıza gelelim ve ahlakı oralarda arayalım sayın Akdoğan;
Malatya'da 18 Nisan 2007'de İncil basımı yapan Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüştü. Misyonerlik yapıyorlar diye. Tam da sizin adaletin bakanlığını icra etmiş yol arkadaşınız Mehmet Ali Şahinin misyonerlik faaliyetinin çok tehlikeli olduğunu, bunun önlenmesi gerektiğini ifade ettiği MGK toplantılarının birinin akabinde. Biliyor musunuz sayın Akdoğan ahlakın orada boğazı kesilmişti aslında.
19 Ocak 2007'de bu memleketin güzel yüzlü, aydınlık gözlü bir evladı ensesinden kurşunlanıp yere serilmişti, Hırant Dink! Utanç duyarak yazmış, sizin adınıza utanan o erdemli insan, Fethiye Çetin, Adım adım nasıl kıydığınızı. Ahlak nerde mi diye soruyorsunuz! Ahlak Hırant'a "evet, Türklüğe hakaret etmiştir", diyen ve sayenizde ombudsman olan Mehmet Nihat Ömeroğlu'nun hakimlik cübbesinin altında kayboldu.
Halen bulamadınız mı ahlakı sayın Akdoğan! Bakın o zaman 26 Mart 1994 Şırnak katliamı ile ilgili hükümetinizin Avrupa insan hakları mahkemesine verdiği savunmalara, belki oradaki satır aralarında bulursunuz aradığınız ahlakı! Veya gidin Roboski'ye, 28 Aralık 2011'de F16'larla bombalayarak 35 kürdü katletmiştiniz; hatırladınız mı? Ahlak işte o dava ile hasıraltı edilmeye çalışılıyor. Gidin çıkarın isterseniz! Bugünlerde davası görülen Ethem Sarısülük var. Ankara'da kurşunlanan; Ahlak belki o cinayeti işleyen polisinizin kafasına giydirdiğiniz peruğunun altındadır. Uzatın elinizi hemen çıkarıverin! Eskişehir'de dövülerek öldürülen Ali İsmail var; heykeli dikildi; Gencecik elleriyle kuşlara su veriyor şimdi, onun ellerine bakın belki orada bulursunuz ahlakı!
Demem şu ki sayın Akdoğan ahlak ganimet kavgasına tutuştuğunuz cemaat medyasının manşetlerinde kaybolmadı. Ahlak sizin gözünüzü ayıramadığınız kadınların bedenlerinde de kaybolmadı. Ahlak sizin karanlık zihniyetinizde kayboldu, kayboluyor. Arayacaksanız aynaya bakın! Belki aradığınız ahlakın kaynağı olan vicdanı bulursunuz orada ve o size ahlakın yerini söyler!
