URFA - Siverek'te korucuların denetimindeki Ayvanat bölgesinde çıkan insan kemiklerine ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın DNA testi uygulamadan "50 ve daha önceki yıllar ait" raporu üzerine, Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı "Soruşturmaya gerek yoktur" kararı verdi. İHD ve mağdurların DNA testi taleplerinin yazılı olarak savcılığa verildiğini ifade eden Avukat Metin Özbadem, "Bu talep görülmeden dosya kapatıldı. Oysa savcılık belediyeye yazmış ve oranın mezarlık olarak hiç kullanılmadığı cevabını almış. Yine kolluk aracılığıyla aldığı beyanlarda oranın mezarlık olmadığını tespit etmiş. O zaman bu kemikler kimin? Nasıl dosya kapatılıyor?" diye sordu.
Urfa'nın Siverek ilçesinde 1990'lı yıllarda korucuların denetimindeki Ayvanat bölgesinde inşaat kazısı esnasında çıkan insan kemiklerine ilişkin, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın raporu açıklandı. 5 Eylül'de çıkan kemikleri yerinde inceleyen İHD heyeti, 1992 ile 1997 yılları arasında Siverek'te çok sayıda gözaltında kayıp, kaçırılma olaylarının yaşandığını belirterek, dönemin mağdurları Abdulaziz Taşkaya ve Sadık Ulumaskan ile birlikte Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek, soruşturmanın derinleştirilmesini ve dönemin mağdurlarından alınacak DNA örnekleri açısından değerlendirilmesini istemişti. BDP, CHP ve Başbakanlığa bağlı Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK) üyelerinin de bulunduğu heyetlerin incelemelerde bulunduğu kemikleri, savcılık "dönem tespiti" için Adli Tıp Kurumu'na göndermiş ve bölgede inşaat çalışmalarını durdurmuştu.
'İnşaat alanına döner'
Beklenen Adli Tıp raporu ise açıklandı. Rapora ilişkin bilgi veren Avukat Metin Özbadem, Adli Tıp'ın DNA çalışması yapmadığını belirtti. Özbadem, rapora ilişkin şu bilgileri verdi: "Erişkin ve çocuk en az 9 farklı insanın kemikleri olduğu söyleniyor. Kesin olmamakla beraber 50 yıl veya daha önceki yıllara ait olduğu belirtilmiş. Ölüm nedenlerinin tespit edilemediği kaydedilmemiş. Gönderilen kemiklerin birden fazla kişiye ait olması, karışık olmaları ve eski olmaları nedeniyle DNA testinin uygulanmadığı belirtilmiş."
'Savcı dosyayı kapattı'
Özbadem, açıklanan raporun ardından savcılığın "Soruşturmaya gerek yoktur" kararı vererek, dosyayı kapattığını ifade etti. İHD ve mağdurların DNA testi taleplerinin yazılı olarak savcılığa verildiğini hatırlatan Özbadem, "Bu talep görülmeden dosya kapatıldı. Oysa savcılık belediyeye yazmış ve belediyeden oranın 'mezarlık olarak hiç kullanılmadığı' cevabını almış. Yine kolluk aracılığıyla aldığı beyanlarda oranın mezarlık olmadığını tespit etmiş. O zaman bu kemikler kimin? Nasıl dosya kapatılıyor? Orada 9'dan çok fazla kemik var. Belki birisi iddia edilen döneme ait çıkabilirdi. Tüm kemiklerin tek tek incelenmesi ve DNA testi uygulanması gerekiyordu" diye konuştu.
İHD: Kimden ne gizleniyor?
Özbadem, savcılığın bu kararı üzerine bölgede inşaatın yeniden başlaması açısından bir engel kalmadığına işaret etti.
Rapora ilişkin yeniden müracaat ettikten sonra geniş değerlendirme yapacaklarını söyleyen İHD Urfa Şube Başkanı Cemal Babaoğlu ise, "Bizim gördüğümüz kemikler birbirinden farklı örneklerden oluşuyordu. Alttakiler eski, yüzeye 50 santimetre de rastgele gömülenler ise çok yeni görünüyordu. Kemikler bir inanca göre gömülmemişti. Biz tüm kemiklerin incelenmesini istedik. Ancak 9 örnek gönderilmiş, şu an hala alanda kemikler var. 50 yıl öncesinde orada bir savaş yok, çatışma yok. O zaman bu kemikler kimin?" diye sordu. DNA testi istediklerini söyleyen Babaoğlu, "DNA testi 'fazla kişi, eski ve karışık' gibi komik nedenler ile yapılmamış. Ama mağdurların resmi müracaatı var. Bu müracaatları neden yok sayıyorsun. Savcılıkta beklemeden dosyayı kapatmış. Kimden ne gizleniyor. Biz bu kemiklerin takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.
