• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

Pepee’nin Yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç Konuştu

İspanyol yapımı olan Pocoyo’dan kopyaladığı yönünde iddialar ortaya atılan Pepee’nin yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç konuştu.
2012-01-31, 19:09:59
Okunma: 3171
0 Yorum
resim

TRT Çocuk ekranında seyirciyle buluşan Pepee'yi, Türkiye'de bir başka kanalda da yayınlanan ve orjinali İspanyol yapımı olan Pocoyo'dan kopyaladığı yönünde iddialar ortaya atılan Ayşe Şule Bilgiç projenin nasıl ortaya çıktığını anlattı...

Milyonların sevgilisi haline gelen ilk milli çizgi film kahramanımız Pepee'yi ete kemiğe büründüren Ayşe Şule Bilgiç Zaman'a çok özel açıklamalar yaptı.

Bugünlerde çocukların, hatta büyüklerin dilinden düşürmediği bir çizgi film kahramanı var. Sosyal paylaşım sitelerinde sürekli ondan bahsediliyor, videoları milyonlarca kez tıklanıyor. Giydiği elbiseler, söylediği şarkılar ve yaptığı danslar gündemde. Kahramanın adı Pepee. Adı sizi yanıltmasın; o bir İspanyol değil özbeöz Türk. Hatta Türkiye'nin ilk çizgi film kahramanı. TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan Pepee, neredeyse ailemizin bir ferdi haline geldi. Dedesi, ninesi, kardeşi Bebe, halk dansları, hocası Zulu ve arkadaşı Şila da...

Her bölümü merakla beklenen Pepee'nin ortaya çıkmasında ve bu denli sevilmesinde, küçüklüğünden beri 'Neden bizim bir çizgi film kahramanımız yok?' sorusuyla büyüyen küçük bir kız çocuğunun düşleri var. O küçük kız çocuğu, tiyatro sahnesinden ve televizyon ekranından tanıdığımız Ayşe Şule Bilgiç. Nam-ı diğer Pepee'nin akıl hocası Şuşu. Bilgiç, senaryosundan şarkı sözlerine, kıyafetlerinden işlenen konulara kadar Pepee'nin her şeyiyle ilgileniyor. Bir anlamda onun gerçek annesi. Çocukluğundan beri içinde kalan 'bir Türk çizgi film kahramanı' düşünü, Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu'nu kurarak gerçekleştirdi. Onun bu yoldaki en büyük destekçisi ise eşi sanatçı Kıraç.

Pepee'yi konuşurken adeta kendi çocuğundan bahsedilen bir anne gibi gözleri ışıl ışıl yanıyor Ayşe Şule Bilgiç'in. Hayalini gerçeğe çevirme sürecini şöyle anlatıyor: "Çocukluğumdan beri hep Türk bir çizgi film kahramanımız olsun isterdim. Üniversite yıllarımda bu hayalimi nasıl gerçekleştireceğimi düşündüm. Ama nasıl yapacağım hakkında bir fikrim yoktu. Zira Türkiye'de daha önce bir örneği yapılmamıştı. Eşim Kıraç da bana bu yönde destek verince işe koyulduk. Küçük ama hayalleri olan bir ekiple kader birliği yaptık."

Adı Anadolu'dan

Pepee ile ilgili merak edilen birçok konu var. Ama ilk sırada adı geliyor. Madem bir Türk kahraman, neden ismi Pepee? Hemen söyleyelim. Pepee konuşma güçlüğü çeken ya da kekeme çocuklar için Anadolu'da kullanılan bir kelime. Çizgi filmin ilk konseptinin çıkış noktası güzel Türkçe konuşmayı öğrenen bir çocuk olduğu için ona bu ismi verdiklerini söylüyor Ayşe Şule Bilgiç. Burada bir sitem etmeden de geçemiyor: "Yabancıların kültürüne o kadar aşinayız ki, Türkçe kelime bile yabancıymış gibi geliyor."

Pepee birkaç yıl önce ekrana geldiği ilk halinden oldukça farklı. Bunun sebebini şöyle anlatıyor nam-ı diğer Şuşu: "Pepe aslında Türkiye'nin ilk projesi olduğu için aslında bir yapboz hamuru. Biz Pepee'yle çizgi film yapmayı öğrendik. Yaparken de konsept çıkış noktasından farklı bir yere gitti. Model yapmayı, arka planları yerleştirmeyi tecrübe ettik. Bunları öğrendikçe projeyi geliştirmek istedik. Geliştirdikçe yaş grubunu ve konsepti değiştiriyorsunuz. İlk konseptte 3-5 yaşlardayken şimdi 3-6 hatta 9'a kadar çıkıyoruz. Bu değişim sonrası konuşma güçlüğü çeken çocuğumuz takır takır konuşur hale geldi."

'Bizim oğlan' desinler

Pepee'nin izleyicileri ve sevenleri arasında sadece çocuklar yok. Üniversite öğrencilerinden tutun da 70'li yaşlara kadar geniş bir hayran kitlesi var. Yani Türkiye, Pepee'yi bağrına bastı. Bu, aslında Ayşe Şule Bilgiç ve ekibinin yolun en başında bilinçli olarak arzu ettiği bir şeymiş. Türk halkı kucaklasın, 'bizim oğlan' desin, milli kahraman olsun, herkes yanaklarını mıncıklamak istesin. Bizden olsun, bizim gibi olsun. Jenerikte yer alan Türk bayrağı konusunda 'aşırı milliyetçi' gibi değerlendirmelere de sitemle cevap veriyor Bilgiç: "Bunu diyenler Amerikan filmlerinde bayrakları izleyip hatta o bayrağın olduğu elbiseler giyen insanlar. Türk bayrağı koymasam, kimse bunun Türk yapımı olduğunu bilmeyecekti. Bayrak olmasına rağmen uzun süre kimse bunun Türk yapımı olduğunu anlamadı."

Halk dansları hocası, Kıraç'ın babası

Pepee'nin bütün kıyafetlerinde nazar boncuğu var. Nedeni Ayşe Şule Bilgiç'in bu sevimli karakteri içselleştirmesi. "Ben kendi kızıma takıyorsam neden Pepee de takmasın? Ben ona çocuğum gözüyle bakıyorum. Pepee benim ikinci çocuğum. Bu karakteri herkesin sevmesinin sebebi Pepee'nin bizden olması."

Pepee'nin en sevilen yönlerinden biri de Zulu'dan öğrendiği halk oyunlarını oynaması. Aslında bu da Ayşe Şule Bilgiç'in çocukken içinde kalan bir ukde. İlkokuldayken halk oyunlarına katılmak istemiş. Ancak pahalı olduğu için ailesi onu gönderememiş. "Müzikler ve giydikleri kıyafetler çok hoşuma giderdi. Ben de giyseydim, oynasaydım diye içimde ciddi bir ukde vardı. Pepee'de yerel ve bizden bir şey koymak istediğimde aklıma bunlar geldi. Bir de çocuk eşittir oyun demek. Bunlar bizim oyunlarımız. Çocuklara bugüne kadar ecnebinin oyunlarını süper deyip öğretmişiz, kendi oyunlarımızı tarihsel, mistik geçmişte kalmış gibi lanse ettik." diyor Bilgiç. Pepee'nin halk dansları hocası Zulu ama asıl işin ardında Kıraç'ın emekli ilkokul öğretmeni ve halk dansları eğitmeni babası var. Zulu'nun danslarını önce o yapıyor. Onlar kaydedilip sonra karakterlere uygulanıyor.
 

 

Etiketler :
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri