• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

’Geç kalınmış bir buluşma’

HDK Genel Kurulu ve HDP Kongresi’ni değerlendiren 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın "Ben Mahir Çayan’ın emanetini Halkların Demokratik Partisi’ne bırakıyorum
2013-11-01, 08:46:45
Okunma: 374
0 Yorum
resim

ANKARA - Ankara'da geçtiğimiz haftasonu "Umuda yolculuk" şiarı yapılan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 3. Genel Kurulu ve "Bu daha başlangıç" şiarı ile gerçekleştirilen Halkların Demokratik Partisi (HDP) 1. Olağanüstü Kongresi, Türkiye'de farklı bir siyaset anlayışı yaratacağına dair güçlü bir dinamizm ortaya koydu. Mevcut siyasi parti anlayışının çok çok ötesinde kapsayıcı bir çizgiyle siyaset üretmeyi amaçlayan HDK ve HDP'ye ilişkin 78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Gazeteci-Yazar Ayhan Bilgen, HDP eski Eş Genel Başkanı Yavuz Önen DİHA'ya değerlendirmelerde bulundu. 

Kürt halkının yıllardır bir mücadele yürüttüğünü dile getiren Celattin Can, yürütülen mücadelenin artık mümkün olduğu kadar Türkiye halkı ile beraber halkların kardeşliği çerçevesinde yürütülmeye çalışıldığını söyledi. Ülkenin batısında da bu mücadeleye destek veren insanların olduğunu dile getiren Can, o insanların bir kısmının da kongrede olduğunu belirtti. Can, "Ama ilk defa Kürt halkı ile Türkiye halkının birlikte mücadele verecek olmasıyla hep birlikte adım adım demokrasiye, bağımsızlığa, özgürlüğe yürümenin koşulları doğuyor. Bu kongrede aslında ipuçlarını görüyorum" diye konuştu.

'Topluma ciddi bir mesaj verildi'

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın HDP Kongresi'ne gönderdiği mesajını da değerlendiren Can, "Sayın Abdullah Öcalan'ın 'Ben Mahir Çayan'ın emanetini Halkların Demokratik Partisi'ne bırakıyorum' lafı çok önemlidir. Çünkü Türkiye'de Mahir Çayan'lar hiçbir şey yapmadıysa da devlete karşı bir isyan geliştirmeye çalıştılar. Bu devlete karşı ayaklanabileceğini ortaya koydular. Ve topluma çok ciddi mesaj verdiler" ifadelerini kullandı. Bu mesajı Türkiye ve Kürt halkının aldığını dile getiren Can, "Dünya çapında ve Ortadoğu'da söz sahibi olan bir hareketin liderliğinin 'Ben Mahir Çayan'ı takip ettim ve Mahir Çayan'ın emanetini Türkiye halkına teslim ediyorum' sözleri çok önemlidir ve çok mütevazicedir. Bu yolda yürüyerek, halkları birleştirme ve demokrasiye yönelme, Kürt meselesini çözme, Türkiye demokrasi meselesini çözme ve demokratik bir Türkiye'nin kurulmasını bu çıkış ile beraber yaratmanın koşulları ile beraber olacağız" ifadesinde bulundu.

'Mahir Çayanlar siyasi atak ve siyasi cesaret verdi'

1971 yılların devrimcileri ve Mahir Çayan'ların siyasi ataklık, siyasi cesaret verdiğini ifade eden Can, "1970 yıllarda Mazlum Doğan'lar, Hayri Durmuş'lar, Kemal Pir'ler, Mustafa Özaş'lar aslında gökyüzünü fethe çıkarken 1971 devrimcilerinin verdiği o ruhla çıktılar. Halkların Demokratik Kongresi de o ruhla birleştirerek gökyüzünü fethe çıkacak bir nevi ruh kazandıracak, siyasi ataklık ve siyasi cesareti yeniden ayağa kaldıracak bir ruha bir tarza kavuşmasının mücadelesi içerisinde olmalıyız" diye belirtti. Gezi ve ODTÜ ile yeni kuşakla bileşilmesi gerektiğinin aşığa çıktığını dile getiren Can, "Eski kuşaklar eskinin tecrübesinin yenilere aktararak, yeni kuşağı birleştirmeli. Yani bizim yapacağımız hatayı yapmamalı. Bu anlamı Gezi, Türkiye halklarını bir özgürlük talebi olacaksa biraz Kürtleşmeli, Kandil'le Gezi üzerinden halkların kardeşliği yükselmeli. Bu anlamıyla ben her yer Kandil, her yer Gezi diyorum" diye kaydetti.

'Geç kalınmış bir buluşma'

HDK ve HDP ile oluşturulan birlikteliğin geç kalınmış bir buluşma olduğunu dile getirerek, "Şimdiye kadar daha çok ön yargılardan, korkulardan ve egemenlerin dayattığı belki de hepimize ezberlettiği komplekslerden kaynaklı bir gecikmeydi bu" diyen Gazeteci-Yazar Ayhan Bilgen de, "Aslında bu kitlenin bu tabanın siyaset yapabileceği birbirlerinin sloganlarına, sembollerine tahammül gösterebileceği hatta birlikte tezahürat edebileceği birlikte alkış tutabileceğini gördük" dedi. Bu toplumsal beklentinin siyasal güce dönüşmesi açısından önemli bir dönüm noktasında olunduğunu dile getiren Bilgen, "Bu başlangıç ifadesini ben doğru bir tanımlama olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar zaten bir araya gelmesi gerekenler ve farklı zeminlerde belki de basın açıklamalarında, sokaklarda, eylemlerde, jopun önünde biraraya gelenlerin biraraya gelişi açısından önemli bir zemin noktası. Ama genişleyen halkalar gibi düşünmek lazım" diye belirtti. Siyasetin durağan, biten bir şey olmadığını da ifade eden Bilgen, "Türkiye demokratikleşene kadar, eşit özgür bir ülke olana kadar bu genişlemenin devam etmesi gerekiyor. Kürtler, Türkiye'nin batısından belki de daha örgütlüler ama, farklı toplumsal dinamiklerin kitlesel olarak ta siyasete katılabilmesi emek, kadın, ekolojik yani bu dinamiklerin kendisini daha dindar hissetmesi için bugünün bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum" diye kaydetti.

'Onların güvenini elde edebilecek bir söylem inşa etmek gerekiyor'

Anlamlı olan tablonun seçim açısından fırsat olarak kullanılması gerektiğinin altını çizen Bilgen, eklektik bir buluşma, örgütler bileşkesi ya da aydınlarca desteklenen sivil inisiyatif pozisyonunun ötesinde sahiden toplumun geniş kesimlerini kapsamayabilmek açısından belki de en önemli konu bugüne kadar ulaşılamayan kitlelere ulaşabilmek olduğunu vurguladı. Mart sonunda seçim olacağını işaret eden Bilgen, bu anlamıyla siyasette 4 ayın uzun bir süre olduğunu kaydetti.

'Farklı bloklarla öncülük etmenin kapısını açık tutmalı'

Türkiye'de yerel seçimlerde ortaya çıkacak tablo ile genel seçim takviminin yeniden ele alınacağını tahmin ettiğini de aktaran Bilgen, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hem yerel seçimlere kadar çok şey değişebilir hem de yerel seçimlerden sonra Türkiye'de çok şey değişebilir. Dolayısıyla biz kendimize yeteriz yaklaşımı içerisinde olunmamalı. Daha geniş bir cephe içerisinde daha güçlü bileşenleri de kendisine katarak, belki seçimlere hani yarış psikolojisine taşımalıdır diye düşünüyorum. Burada yani şüphesiz yasal buluşmaları kastetmiyorum Sadece veya toplumsal buluşmalarda ifade etmek istiyorum. Çünkü 4 ay boyunca iktidar partisi içerisinde yaşanabilecek kırılmaları belki ana muhalefetten gelişecek bir takım açılım arayış iç tartışmalarının burası çok dikkatle izlemek zorunda. Kimse bu anlamda gergin çok sert, çok detaylı siyasal dil geliştirmemeli. İktidar burayı daraltmamalı buranın farklı bloklarında öncülük kapısı açık tutulmalı."

'Tuttu bu hareket'

HDP Kongresi'nin çok önemli olduğunu dile getiren HDP eski Eş Genel Başkanı Yavuz Önen ise, 2 yıllık çabalarının sonucu olduğunu belirtti. Önen, "Ben başarılı buluyorum. Katılım çok yüksek. Heyecan unsuru ve akıl unsuru da var. Sorunlara daha henüz konuşuyoruz. Zamanı çok iyi değerlendiriyoruz. Artık uzun uzadıya nutuklar yerine daha yapıcı olmaya çalışıyoruz buna daha dikkat ediyoruz. Bazı heyecanlı konuşmalar olarak meselenin üzerine gidiyoruz. Bu yürüyüşün sıkıntıları olabilir. İstediğimiz kadar genişlememiş olabiliriz. Katılımı istediğimiz ölçekte olmamış olabilir, fakat bu süreç başarıya ulaşacak. Tuttu bu hareket" ifadesinde bulundu. Halkların Demokratik Partisi ile HDK fikriyatının ete kemiğe büründüğüne dikkat çeken Önen, "Bu yürüyüş devam ediyor. Sıkıntılar zaman içinde bu süreç içinde aşılacak" dedi. 
 

Etiketler :
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri