Seyhan Doğan’ın abisi Kadir Doğan’ın trajedimizi herkes bilmeli dedi;29 ekim 1995 yıllında 2 jitem ve 1 kurucu başı pkk tarafından göz altına alınarak,1 kasım 1995 yıllında (yanı 2 gün ) sonra cesetleri Bağözü köyünde bulundu.Cesetler bulunduktan sonra kurucular ve özel timler Dargeçit sakinlerinde yaklaşık 100 kişi göz altına alındı. Bir hafta sonra 7 kişi göz altında kalıp , diğerleri serbest bırakıldı.Bu 7 kişi içinde 3’ü küçük çocuk olmak üzere , biride benim kardeşim Seyhan Doğan ‘dır.Bu 7 kişiyi işkence sonuç katledildi.Ve duyulanlara göre o 2 jitem yerine intikam aldıklarını duyurdular.Cesetlerini Bağözü köyünde toplu olarak bir kuyuya attılar.Ve orada bir seyar karakol kuruldu. Cesetleri kimse bilmesin diye sivillere alanı kapattılar.Bu 7 kişi ;biri esnaf 65 yaşında Süleyman Seyhan, 2 tanesi lise öğrencisi Abdurrahman Coçkun , Abdurrahman Olcay, biriside traktör şöforu M. Emin Aslan ve küçük yaştaki 3 tanesi çoban;Seyhan Doğan ,Nedim Akyol ve Davut Altınkaynak.Süleyman Seyhan ‘ın cesedi yakılmış bir halde 1996 yıllında mart ayında kuşluca köyünde bulundu. Bu kayıp süreci bu güne kadar bizde bir trajedi olarak sürüldü . 2012 şubat ayında gizli tanıklar ifadesi sonucu Bağözü köyünde resmi olarak kazılara başladı.Kazılarda 11 cesede raslandı . Bu cesetlerden 1 sene yakın Adil Tıp sonucu tarafından ailelerin örneklerini alınarak ; ilk M. Emin Aslan’a cesedine raslandı. Ve diğeri Seyhan Doğan’a ait çıktı. 11 ceset içinde bir tanesi de bayan, pkk ya ait olduğunu belirlendi. Diğer kalan 8 kişide savcılık tarafından kimsesizler mezarlığında toprağa verildi. Bu cesetler bu gün bir daha mezarlar açılarak dini vacıveleri yerine getirilerek Seyhan Doğan ile tekrar toprağa verildiler. Hayat trajedimiz 1995 ‘de başladı. Kardeşim göz altına aldıktan sonra İhade ve İnsan Haklar başvurusu yaptık. Sürekli bizi jitem ve özel Timler tarafından tehdit ediliyorduk.Bu davadan vazgeçin yoksa bütün aileyi öldürürüz. Büyük abım M. Emin Doğan 1997’de Almanya ‘ya kaçtı.Ve bu gün halen kardeşin cesedine gelemedi. Bütün aile olarak İstanbul’a göç ettik. Annem 1999 yıllında , babam 2010 yıllında İstanbul’da vefat ettiler.Annemiz vasiyeti üzerine bir gün ölürsem ve oğlumun kemikleri bulunursa aynı mezara koyun bizi.Bu acı hikayemiz büyük bir etki olarak üzerimizde kaldı. Ve ölünceye kadar da kalacak biz yaşadık Allah başkalara nasıp etmesin dedi.DİHA
