İşte Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları;
- Neresinden bakarsak bakalım Türkiye AKP hükümeti tarafından baskı altına alınmıştır. İftira ve tezgahlarla yürüyen iktidar süreci komplo ve kışkırtma ile tüm hızıyla devam etmektedir. Ulusal ve duygusal kopuşlar hızlanacak birlikte yaşama ihtimali kurşunlanacaktır.
- Etnik temelli bölücülük AKP eliyle ve desteğiyle mesafe almaktadır. Anlam yüklenen bu ihanetin huzurumuzu ve kardeşliğimizi bozacağı gün gibi ortadadır. Bölücü terörün küstahlaşması bu sürecin bir sonucudur. Böylesi bir olumsuzluğun ilerlemesinde demokasinin amaç gösterilmesi beyhude bir çabadır.
- Demokratik kültürün cansuyu, gücü ve iradesine ters düşenlerden değil barış türküsünü samimi bir şekilde söyleyenlerden olacaktır. Demokrasi bir ve iri olmanın vasıtasıdır. Bu nedenle farklılıkları hatırlatan beyanlar sağduyudan bihaberdir. Şiddet kemerini beline dolamış olan, farklılıkları kışkırtarak bağnazlığın bu söylediklerimizden sonuç çıkarması imkansızdır. Ve elbette bin yılın emeği, gözyaşı,sevgisi ve emeliyle ayakta tutulan sütun aşınacaktır.
- Bu siyaset üslubu karşımızdaki en büyük tehdit olarak kendisini göstermektedir. Bizi muhanete muhtaç etmek isteyen, bir birimize düşmemizi isteyen kim varsa bu amaç uğranda birleştirmiştir. Bunlar zemzem diyerek zehir içirmeye çalışmışıtr. Bir ucunda AKP diğer ucunda BDP bulunmaktadır. AKP ve BDP karanlık bir emeldir. Aynı yolu değişik kılıfta yürüyen bir vücudun iki ayağıdır. AKP ve BDP içtikleri bölücülük iksirinin gereğini büyük bir heyecan içinde yapmaktadır.
- Elbette bizim kimsenin anadiline kinimiz tahammülsüzlüğümüz yoktur. Herkes anadilini kulanabilir. Bizim için tek ve vazgeçilmez bir kural vardır: Türk devletinin dilinin tek ve bunun vazgeçilmez olduğudur. Başbakan Erdoğan, medyada köşe tutmuş eski dostalarına tazminat davası açacağına görevinin gereğini yerine getirmelidir.
- Bu gelişmelerden sonra merakımız: Bu ülke bölünmüşte bizim mi haberimiz olmamıştır? Vatansever milletvekilleri bu rezilliklere daha ne kadar katlanacaksınız? Hükümetin bu bölücü tavırlarına daha ne kadar katlanacaklar? Savcılar bu kepazeliklere daha ne kadar sessiz kalacaklardır? İnanıyorum ki adalet geciksede Türk milleti aziz varlığını parçalamayı hedefleyen yüzsüzlerin yakasını yırtacaktır ve hesap soracaktır. Aziz milletimiz bunuda büyük bir gönül rahatlığıyla yapacak ve AKP'yi siyaset çöplüğüne yollayacaktır.
-İblisin yolundan giden sadece BDP değildir. AKP ile ikisi de İmralı'ya sayın demektedir. Milli kimliğe ikisi de hasım ve tahammülsüzdür. Milletin dağılması ikisininde amacıdır. Türk milletinin vazgeçilmezlerinden bu iki partide rahatsızdır. Bu gelişmelerin ışığında AKP eşittir BDP denklemini inkar edemeyecek ve görmezden gelemeyecektir.
- Barzani'nin Suriyeli kürtler için toplantı yapması yanıbaşımızdaki bombanın patlayacağının habercisidir. Türkiye'nin etnik bir fırtınanın kapısında bulunduğu farkedilecektir. Başbakan Erdoğan dört ayaklı Kürdistan'a onay vermektedir. Bunu Aziz milletimiz gayet iyi bilmektedir. Türkiye'nin milli devlet üniter yapısından ayrılması gerekecektir. Türkiye bir batağa doğru hızla gitmektedir.
-Türkiye AKP hükümetiyle bir çok tehdide maruz kalmaktadır. Türkiye'nin bu tehlikeyi bertaraf edecek siyasi iradesi malesef yoktur. Türkiye'nin geleneksel çizgisinden sapması adım adım tekemmül ettirilmiştir. Bu çaresizlik ortamı geçim derdiyle uğraşan vatandaşımızın çaresiz kalmasına neden olmuştur. Anlaşıldığı kadarıyla ilerleyen süreçte PKK ve İmralı canisine af ta yapmaları cevap bulacaktır.
- AKP'nin iktidar yıllarında bölücülük zirveye ulaşmıştır. PKK'nın devlet tarafından kurulduğu ithamları hep bu konseptin bir parçası olarak karşımıza gelmiştir. PKK'nın derin devlet desteğiyle kurulmuş oladuğunu söyleyecek kadar kendini kaybetmişlardir. Bir an için farzedelim ki madem PKK devlet yapılanmasıdır o halde bunun delilleri nerededir? Sözlerinin kaynağını bir önce açıklamalıdırlar...
- 2002 yılındaki sıfır terör noktasından bugüne nasıl gelinmiştir? Nasıl olmuşturda 9 yıllık AKP iktidarında bölücü örgüt küllerinden yeniden dirilmiştir? PKK ile AKP arasında bir rol ve görev paylaşımı mı yapılmıştır?
- İktidar bölücü teröre belkide tarihinde ilk defa başaracağına dair teminat vermiştir. Bildiğiniz gibi AKP'li yıllar boyunca, köksüz ve kimliksiz sözde aydın, gazeteci taife vastasıyla bölünmüş Türkiye'nin tartışılması sağlanmıştır. Başabakan Erdoğan bölücülük dozajını artımak istiyorsa şimdilik bir engel yoktur. Bölünme ve ayrılma rüyası görenler kabusla uyanacaklardır. AKP tercihlerini artık yapmalıdır. Seçim ve takdir hakkı AKP'nindir.
- Bölücülüğü masumlaştıracak ve İmralı adasını yazlığa çevirecek her teklife kapalı olacağız. Anadilde eğitime karşı direneceğiz...Türk milletinin birlikte yaşama arzusunu zayıflatmayacağız...
-Bulunan kemiklerle ilgili kamuuoyu aydınlatılmalı ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Faili meçhul olarak görülen tüm kararların yerine getirilmesi gerekmektedir. Faili meçhul cinayetler ve ilişki ağları açığa çıkarılmalı ve netleştirilmelidir.AKP faili meçhul karmaşasını çözmelidir.
- Zihinleri bulandıran açıklamalar, teörle mücadelenin seyrini olumsuz etkilemenin yanısıra devletin baskı altına alınmasıne neden olmuştur.
- Malazgirt'e ve Çubuk'a da kazı ekibi gönderecek misiniz? Peki iş buraya geldiğine göre bu kahramanların haklarını arayacak mısınız? Yarın şehitlerimizin failleriyle sarmaş dolaş hallerinizi nasıl anlatacaksınız? Hatalardan ders çıkarılması bizim en büyük dileğimizdir.
- Ülkemiz son günlerde yoğun kar yağışına sahne olmuştur. Kuraklık beklentileri ortadan kalkmıştır. Kar yağışı ekili ve dikili alanlara hayat vermiştir. Dileğimiz çiftçilerimizin ektiklerinden daha fazlasını almaları ve mutlu olmalarıdır. Tarımsal alanda varolan problemler gün geçtikçe artmaktadır. Tarımla uğraşanların sorunları fazlalaşmıştır. Çiftçilerimiz çileli ve zor şartlar altında yaşamaktadır.
- Üreten, diken, büyüten çiftçilerimiz alınterlerinin karşılığını alamamaktadır. Tarım makinelerin fiyatı gittikçe artmaktadır. İhtiyaçları karşılamak amacıyla pazarlara aydan aya bile zor gidilmektedir. Çaylar bile veresiye içilmektedir. Davosta anlatılan Türkiye tablosundan eser yoktur.
- Zanginleşme masalı köylümüze çiftçimize yansımamıştır. Ekonomik çaresizlik ve güvensizlik köylerin ruhuna işlemiştir. AKP hükümeti tarafından ne kadar görmezden gelinmeye çalışılsada böyle değildir... Kısaca söylemek gerekirse çiftçimiz insanca bir yaşamı haketmekdtedir. AKP'yi getiren çiftçimiz götürmesini de bilecek ve böyle giderse de gönderecektir.
