• Dargeçit
    °C
  • Mardin
    °C
  • Şırnak
    °C

MARDİN ARTUKLU TASFİYE Mİ EDİLİYOR?

Artuklu Üniversitesi’nde 14 öğretim üyesinin görevine son verilmesi, Artuklu Üniversitesi tasfiye mi ediliyor sorusunu akla getirdi.
2015-07-09, 11:07:11
Okunma: 839
0 Yorum
resim

Artuklu Üniversitesi’nde geçtiğimiz hafta çoğunluğu kadın 14 yabancı öğretim üyesinin görevlerine son verilmesine yönelik tepkiler devam ediyor. Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Bağımsız Üniversite Platformu bu uygulamanın hukuk dışı olduğunu söylemiş ve uygulamanın bir an önce durdurulması talebinde bulunmuştu. Bir süre önce Kürdoloji bölümünde yapılan çalışma ve araştırmaların özellikle resmi devlet refleksini rahatsız ettiği ve bölüme dair bir temizliğin yapılacağı konuşulmuş, ardından da bölümün müdürü Kadri Yıldırım alakasının olmadığı anlaşılan bir mevzudan gözaltına alınmış ve siyasi hesapların üniversiteyi karıştıracağının işaretleri verilmişti. 

Üniversite yönetimi ise, yabancı öğretim üyesi kontenjanının aşılmış olmasını gerekçe göstererek uygulamayı savunmuştu. Felsefe, Sanat, Antropoloji, Doğu Dilleri, Yaşayan Diller Enstitüsü gibi birçok bölümden, öğretim üyelerinin görevlerine son verilmesi ve görev sürelerinin uzatılmamasına gerekçe olarak gösterilen, YÖK tebligatına, itiraz eden Bağımsız Üniversite Platformu, bu uygulamanın yasal prosedürlere uymadığını savundu. 

Son yıllarda Kürd, Süryani, Arap gibi birçok etnik aidiyete sahip akademisyeni ile asimilasyona uğramış dil ve kültürler üzerine yaptığı araştırmalarıyla ilgi odağı olan Artuklu Üniversitesi, kimi zaman siyasi iktidarın hedefine aldığı, kimi zaman siyaset arenasındaki gelişmelere kurban edilmeye çalışılan üniversitelerden biri oldu. Eski Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü ve şimdiki HDP milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım’a karşı, yetkisi ve ilgisi olmayan bir konu üzerinden soruşturma açılması ve Yıldırım’ın gözaltına alınması, yine üniversite içerisindeki bazı yönetici ve akademisyenleri tarafından Yaşayan Diller Enstitüsü’nün bazı öğretim görevlilerine yönelik uyarı raporları hazırlanması ve etik olmayan yollarla bürokratik yaptırımlara maruz bırakılmaları gibi uygulamalar yaşanmıştı. Üniversite yönetiminin değişmesi ile birlikte geçtiğimiz hafta çoğu farklı kimlik ve ülkelerden öğretim üyelerinin görevlerine son verilmesi de ‚üniversite bünyesinde yeni bir operasyon mu yapılıyor‘ sorularını akla getirdi. 

Öğretim görevlileri mağdur edildi 

Üniversite bünyesindeki farklı fakülte ve bölümlerde eğitim veren akademisyenler sözleşmeleri bitmeden ve kendilerine danışılmadan alınan bu kararın yanlış olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini belirterek bu uygulamanın üniversitenin çoğulcu yapısına yönelik bir operasyon olabileceğine dikkat çekti. İşine son verilen öğretim üyelerinin 8’i kadın olmak üzere 6’sı Batı ülkelerinden, 5’i Kürt ve birinin de Arap olduğu dikkat çekerken, öğretim üyelerinin yabancı uyruklu olması ve çoğunun da kadın olması nedeniyle cinsiyetçi ve yabancı karşıtı bir tavrın söz konusu olabileceği dile getiriliyor. Üniversite yönetimi tarafından alınan bu karara tepkiler devam ederken, Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyeleri Perwiz Cîhani, İbrahim Bor ve Mikail Bülbül öğretim üyelerinin görevlerine son verilmesi hakkında BasHaber’e değerlendirmede bulundu. 

Görevine son verilen öğretim görevlilerinden Kürdoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Perwîz Cîhanî, bu uygulamayla öğretim görevlilerinin mağdur edildiğini ve hukukun çiğnendiğini söyleyerek, kimseye işlerine neden son verildiğiyle ilgili bir açıklamanın yapılmadığını ifade etti. Bu uygulamadan dolayı kaygılı olduklarını ve hem maddi hem manevi açıdan mağdur olduklarını dile getiren Cîhanî, “Ev tuttuk, yurtdışındaki evlerimizi kiraya verdik, dönmemiz de zorlaştı. Çünkü yurt dışında çalıştığımız kurumlardaki sözleşmelerimizi feshetmiştik. Bu uygulamaya itiraz edip bunu gerçekleştirenler hakkında şikayetçi olacağız. Mevcut yasalara göre haklıyız ve hakkımızı savunacağız. Avukat tuttuk, bu işin peşini bırakmayacağız ve sonuna kadar buna karşı direneceğiz” dedi. 

“Üniversite tek tipleştiriliyor” 

Artuklu Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı ve Bağımsız Üniversite Platformu Sözcüsü Doç. Dr. İbrahim Bor ise bu uygulamanın dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemeyeceğini, görevlerine son verilen hocaların üniversiteye önemli katkılar sağladıklarını ifade ederek, görevlerine son verilen öğretim üyelerinin hepsinin yabancı olmasının akla yabancı düşmanlığını getirdiğini söyledi. Öğretim üyelerinin hepsinin alanlarında çok yetkin olduğuna dikkat çeken Bor, “Artuklu Üniversitesi için planladığımız şey, önümüzdeki 10 yılda vizyon sahibi Türkiye’den ve yurtdışından başarılı akademisyenleri buraya davet etmek idi. Özellikle Kürd, Süryani, Arap dili ve kültürü üzerine çalışmalar merkeze alınınca kısa sürede Artuklu bir cazibe merkezi haline geldi. Çok güçlü bir akademik kadro oluştu. Öyle anlaşılıyor ki yeni yönetim bu çoğulcu akademik kadroyu haz edemiyor. Kafalarındaki üniversitenin nasıl olduğunu bizde bilmiyoruz. Ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilecek uygulamalarla karşı karşıyayız.” diyerek, üniversitedeki çoğulcu yapının yok olacağına yönelik kaygılarını dile getirdi. Üniversite bünyesinde çok farklı dünya görüşlerinden başarılı akademisyenlerin olduğunu ve hem dünyada hem de Türkiye’de birçok akademisyenin Artuklu Üniversitesine yöneldiğini dile getiren Bor şöyle devam etti: “Mimarlık Fakültesi’nde yapılan çalışmalar bu başarı örneklerinden bir tanesidir. Türkiye ve dünyanın farklı üniversitelerinden birçok akademisyen bu fakülteye geldi ve bir anda Türkiye’nin en prestijli fakültesi haline geldi. Ama yeni yönetimin başa geçmesinin hemen akabinde bu hocalardan sekiz tanesi ayrılmak zorunda kaldı. Çünkü eski demokratik ve çoğulcu yapının devam etmeyeceği kanaatine vardılar. Tek tipçi, belli bir politik grubun yönetimde hakim olmasından sonra üniversitede sıradanlaşma eğilimine girdi. Belki amaç ta buydu. Yavaş yavaş bu duruma doğru gidiliyor.” 

Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Kültürü öğretim üyesi Mikail Bülbül ise söz konusu öğretim üyelerinin işten çıkarılma yönteminin usulen yanlış olduğunu ve bunun öncede istişare edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Umarım bu yanlıştan geri dönülür, zira görevlerine son verilen öğretim üyelerinin hepsi de alanlarında çok başarılı öğretim üyeleridirler” dedi. 

‘Siyasi yönünün olduğunu düşünüyoruz’ 

Elde ettiği başarılardan dolayı mevcut siyasi iktidarın da hedef tahtasına giren Artuklu Üniversitesinde hem öğretim üyelerinin işten çıkarılma yöntemleri hem de yönetimin öne sürdüğü gerekçeler bu uygulamanın siyasi bir tavırdan kaynaklanabileceği yönünde şüphelere neden oldu. Perviz Cîhanî de bu konuya dikkat çekerek bu uygulamanın siyasi yönünün olabileceğini dile getirerek, işten çıkarılmalarıyla ilgili yönetimin herhangi bir açıklama yapmadığını söyledi. Daha önce üniversitede görev yapan Prof. Dr. Kadri Yıldırım’ın da siyasi nedenlerle hedefe alındığını hatırlattığımız Cîhanî, üniversite yönetimiyle şimdiye kadar görüşmediklerini ama görüşmeyi düşündüklerini dile getirerek, “Olayın siyasi bir zemine taşınmasını istemiyoruz. Konuyu aramızda tartışıyoruz. Geçen sene Kadri Yıldırım Hocaya da ciddi sorun çıkarmışlardı. Kadri Hoca güçlü tutumuyla saldırıları bertaraf etti. Bu da ona benzer bir uygulama gibi” dedi. 

HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
YAZARLAR

ARŞİV
ANKET
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz
  • İyi
  • Orta
  • Kötü

Site Haritası RSS Beslemeleri